13 Şubat 2015
İstanbul 8-9 Mart 2015'te, Franz Kafka ile ilgili önemli bir konferansa
evsahipliği yapacak. Konferansın konuşmacılarından Prof. Kathi Diamant,
Kafka’nın 1933’te kaybolan ve bazıları yeni bulunan metinlerini
anlatacak.
![]() |
|
Dünyanın sayılı Kafka uzmanlarından, Kafka
Project'in kurucusu, yazar, tv yapımcısı, aktris, San Diego State
Üniversitesi'nden Prof. Kathi Diamant.
|
Ölümünün üzerinden doksan yıl geçmesine
rağmen bütün dünyada her daim edebiyatın gündeminde olan Avusturyalı
yazar Franz Kafka, (1883–1924) bu kez iki günlük bir etkinlikte
İstanbul’daki okurlarıyla buluşuyor. Düşülke Yayıncılık ve Beylikdüzü
Belediyesi işbirliği ile 8-9 Mart’ta uluslararası bir Franz Kafka
konferansı düzenleniyor. ‘2015 Uluslararası Kafka Konferansı’ adlı
etkinliğin kendisi bile oldukça heyecan verici bir proje iken, Düşülke
Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin’den öğrendiğimize göre, önemli bir
eser de yayınevi tarafından konferans çerçevesinde yayımlanacak. İlk kez
2004’te İngiltere ve Amerika’da yayımlanan, ardından İspanyolca,
Fransızca, Rusça, Almanca ve Çince olmak üzere pek çok dile çevrilen,
Prof. Kathi Diamant’ın “Kafka’nın Son Aşkı: Dora Diamant’ adlı eseri,
Türkçede okurla buluşacak. Diamant’ın kitabı önemli bir eser; çünkü
Kafka’nın son yıllarını geçirdiği sevgilisi Dora ile aralarındaki
konuşmaların yer aldığı roman diliyle yazılmış akademik bir çalışma.
Kathi Diamant, öğrenciyken adını tesadüfen
duyduğu Dora Diamant hakkında uzun yıllar boyunca gerek Dora’nın
günlüklerinden gerekse Alman arşivlerinden elde ettiği bilgilerle yazmış
“Kafka’s Last Love: The Mystery of Dora Diamant” adlı eseri. Kitap,
Kafka’nın yaşamının son bir yılında birlikte olduğu Dora Diamant’ın
hayatı ve Franz Kafka ile birlikteliklerine dair okuyucuyu
bilgilendirirken aynı zamanda da savaş yıllarını anlatıyor. Kafka son
yıllarını Berlin’de Dora ile birlikte geçiriyor ve beraber Filistin
topraklarına yerleşme planı yapıyorlar. Fakat bu, Kafka’nın rahatsızlığı
nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşemiyor.
Kathi Diamant, aynı zamanda Kafka’nın 1933 yılında el konulan kayıp metinlerinin bulunabilmesi amacıyla 1998’de oluşturulan Kafka Project’in (Kafka Projesi) kurucusu ve başkanı. Kafka Project halen Doğu Avrupa’da Prag, Viyana ve Berlin’de araştırmalar yapıyor (birçok elyazmasının Nazi subaylarının eline geçmiş olma ihtimali var) Magical Mystery Literary History Tour adıyla edebiyat gezileri düzenliyor. İstanbul’daki konferansın ikinci gününde konuşacak olan Kathi Diamant’ın, bugüne kadar hiç yayımlanmamış metinlerden bahsetmesi ve bunları göstermesi bekleniyor.
Ana başlığı ‘Kafka, Aşk ve İktidar, Şiddet
Toplumu ve Militarizm’ olan konferansın Kathi Diamont dışında
uluslararası başka bir katılımcısı maalesef yok. Mesela dünyanın sayılı
Kafka uzmanlarından, 15 Mayıs 2013’te İstanbul’a küçük bir toplantı için
gelen Alman yazar Reiner Stach, Columbia Üniversitesi’nden Kafka uzmanı
Mark Anderson ve Kafka Project için araştırmalar yapan Çek gazeteci
Judita Matyášová’yı da bu konferansta dinlemek isterdik fakat
programları uymadığı için katılamayacaklarını bildirmişler. Konferansta
dinleyebileceğiniz Türkiye’den isimler ise şöyle:
Fransız Kültür Merkezi Çeviri ve Yayın Destek Programı Yöneticisi yazar ve çevirmen Ahmet Soysal, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akay, yazar Aslı Erdoğan; yazar, şair, pantomim ve ipli kukla sanatçısı, Alengirli Mecmua ve Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin. İki gün sürecek konferanstaki oturumlara Ezel Akay, Haldun Çubukçu, Eraslan Sağlam, Nur Yazgan, Nedim Gürsel, Zeliha Demirel, Latife Tekin, Öykü Didem Aydın, Altay Öktem, Hakan Akdoğan, Funda Önkol, Halil Emrah Macit ve Derya Alabora da konuk olacak.
Fransız Kültür Merkezi Çeviri ve Yayın Destek Programı Yöneticisi yazar ve çevirmen Ahmet Soysal, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akay, yazar Aslı Erdoğan; yazar, şair, pantomim ve ipli kukla sanatçısı, Alengirli Mecmua ve Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin. İki gün sürecek konferanstaki oturumlara Ezel Akay, Haldun Çubukçu, Eraslan Sağlam, Nur Yazgan, Nedim Gürsel, Zeliha Demirel, Latife Tekin, Öykü Didem Aydın, Altay Öktem, Hakan Akdoğan, Funda Önkol, Halil Emrah Macit ve Derya Alabora da konuk olacak.
Janset Karavin, Uluslararası Edebiyat
Konferansları Dizisi Projesi kapsamında gerçekleştirilecek Kafka,
Dostoyevski ve Proust konferansları ile amaçlarının Türkçede kaynak
yaratmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Yayınlarımız ve önümüzdeki
senelerde Dostoyevski ve Proust ile sürecek uluslararası etkinliklerle
Türkiye’nin yeni bir edebiyat odağı olmasına katkıda bulunmak istiyoruz.
Bununla beraber edebiyatın, sanatın kapsam ve etki alanının da
genişlemesini, halkla buluşmasını önemsiyoruz. Halka erişmeyen sanatın,
yazı eyleminin, edebiyatın amacına erişemediğini, hedef şaşırdığını,
anlam kaybına uğradığını savunuyoruz.” Konferans için Taksim, Kadıköy ve
Bakırköy’den servisler kaldırılacak. (www.dusulke.com)
![]() |
| Franz Kafka, 1917 |
![]() |
| Kafka'nın son yıllarını birlikte geçirdiği sevgilisi Dora Diamant |
![]() |
| Kafka ve Dora'nın Berlin'de birlikte yaşadığı ev |
![]() |
| Kafka'nın kitaplarını ölümünden sonra yayınlayan en yakın arkadaşı Max Brod. |
![]() |



















.jpg)



Agah Oktay Güner (Eski Kültür Bakanı-Türkiye Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Vakfı-TESAK Başkanı):
Arşivler bir milletin hafızasıdır. Bizim arşivlerimiz ne yazık ki, çok
darbe yemiştir. Yeniden kâğıda dönüştürülmesi için Bulgaristan’a
gönderilmek istenen arşivlerimizi, Osmanlıca bilen bir demiryolları
memuru fark etmiş, amirlerini ikaz etmiş ve o cinayet onun himmetiyle
durdurulmuştu. Arşivlerimizde içim yanarak söylüyorum, çok büyük ihmal
vardır. Mao karşısında, mağlup olacağını anlayan Chiang Kai Shek, önce
karısını kızını değil, arşivleri Formosa’ya (Tayvan) kaçırmıştır.
Formosa’ya bir konferansa davetliydim, o vesileyle gördüm. Elyazması
bütün eserler, özel ağaçtan yapılmış kutuların içinde saklanıyor. Ve bu
kutular bir ayrı bölmede ve odada muhafaza ediliyor. Tabii ki dere
yatağına, rutubetli yere arşiv yapılmaz. Ne olacak otelden, AVM’den! Bir
millet medeni eserleriyle ayakta kalır. Ama bunun için o millete mensup
olmanın şuurunda olmak lazım. Araştırmacıların üzerindeki baskı
konusuna hiç girmeyelim, çocukların başı belaya girer.
Prof. Dr. Ali Akyıldız (29 Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü):
Arşiv, sur içinde olmalıdır. Şu anda Kağıthane’deki binaya kimse
gidemiyor. Hocaların ayağı oradan kesildi. Oysa, Arşiv bir akademiydi
eskiden; öğrenciler hocalarla orada görüşür; sorularına cevap ararlardı.
Ben taşındığından bu yana bir kere gittim, o da öğrencilerime Arşiv’i
gezdirmek için. Biz ve diğer meslektaşlarımız bu problemleri daha önce
dile getirdik, fakat kimse kaale almadı. Yerin belirlenmesi siyasi
otoriteye ait bir seçim. Yurt dışında da şehirlerin dışında arşivler var
ama ulaşımı kolay olduğu için sorun olmuyor. Altyapıyı hazırlamadan
böyle bir şey yaparsanız bu şekilde insanların ayağı çekilir. Genç
araştırmacıların yaşadığı baskıyı, korkuyu bilemiyorum ama arşiv her
halükârda sur içinde olmalı.
Semavi Eyice (Sanat tarihçisi):
Arşiv’in Sultanahmet’ten Kağıthane’ye taşındığını birkaç ay önce
öğrendim. Açıkçası hayret ettim. Gülhane’deki eski askerî hastane
restore edilip aslında oraya taşınacaktı. Öyle bir düşünce vardı, bir
türlü bu uygulanmadı diye düşünüyordum ki çoktan taşınmış. Vallahi
Kağıthane’de olmasına ben de pek taraftar değilim. Niye orası tercih
edildi, kimin aklına geldi bilmiyorum? Bizim memlekette birçok şey ‘ben
yaptım oldu’, oluyor. Genç araştırmacıların yaşadığı korkuya ben
karışmam, Arşiv’in sahiplerinin bileceği bir şey. Arşiv’in sahipleri bu
millet tabii ama ülkemizde tuhaf şeyler yapılıyor.




