Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2018 Cuma

Frankfurt Türk Tiyatro Festivali

4 Mayıs 2018
 Bu yıl beşincisi düzenlenen festivalde 10 gün boyunca 7 oyun izlenebilecek. Çoğunluğu Türkiye'den gelen yaklaşık 120 sanatçı, yazar ve yönetmen çeşitli etkinliklerle sanatseverlerle buluşacak.

Tiyatro Frankfurt’un ev sahipliğini yaptığı 5. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali, Frankfurt Başkonsolosluğu, Frankfurt Belediyesi ve Gross Gerau Kaymakamlığı himayesinde bugün başlıyor. Oyuncu, yönetmen ve yazar yaklaşık 120 kişilik profesyonel bir grup on gün boyunca Frankfurt’ta olacak. Festivalde Shirley, Hasta Etme Adamı, Sınır, İstiklal, Giydirici, Karmakarışık oyunları ile çocuk oyunu Müzikli Park sahnelenecek. Türk Tiyatrosu’nun ustalarından Ayla Algan, Haldun Dormen, Tamer Levent, Aliye Uzunatağan, Ayşenil Şamlıoğlu, Selçuk Yöntem, Ayça Varlıer, Sumru Yavrucuk, Süheyl ve Behzat Uygur’un da aralarında olduğu konuklar sohbetler, paneller, atölye çalışmaları ile sanatseverlerle bir araya gelecek. Erkan Avcı, Barış Falay, Fatih Koyunoğlu, Zafer Algöz, Emrah Elçiboğa oyunculuk, Tamer Levent yaratıcı drama, Nur Onur ise etkili iletişim ve beden dili atölye çalışmalarını gerçekleştirecek.

Yaşar Kurt, ilk oyunuyla tiyatro sahnesinde

Yaşar Kurt
Festivalde toplam 7 oyun sahnelenecek. Açılış bu akşam Frankfurt Gallus Tiyatrosu'nda Sumru Yavrucuk'un tek kişilik, ödüllü oyunu Shirley ile olacak. Oyunlardan önce her gün oyuncularla sohbetler, atölyeler var. Bu yıl farklı olarak Almanya'da kurulan iki Türk tiyatro grubu festivale katılıyor. Objektif Sahne Nürnberg Muzaffer İzgü'nün yazdığı Sınır ile Güneş Theatre Frankfurt ise prömiyerini festivalde yapacağı 'İstiklal-Beyoğlu'nda Bir Gece' adlı oyunla festivalde olacak.

Artık Frankfurt'a yerleşen rock müziğinin sevilen ismi Yaşar Kurt'un hem yazımına katkıda bulunduğu, müziklerini yaptığı ve rol aldığı İstiklal, İstiklal Caddesi'nde müzikholde çalışan bir müzisyenin 6 saat içinde yaşadıklarını anlatıyor. Müzik mafyasının peşinde koştuğu, hayatına dair önemli kararları almanın eşiğinde olan genç sanatçı, caddenin tarihi ve renkli dünyasında bir yolculuğa çıkıyor. İlk oyunculuk deneyimiyle sahneye çıkacak olan Kurt, oyunda şarkılarını da canlı söyleyecek. Başrolde Yaşar Kurt ile birlikte Tülay Yoncacı ve Cüneyt Sezer'in yer aldığı İstiklal'in dekor ve ışık tasaramını Devrim Arabaları filminin ödüllü sanat yönetmeni Veli Kahraman hazırlamış. Festivalde prömiyer yapacak diğer oyun ise Nurten İnan'ın festivale özel yazdığı çocuk oyunu Müzikli Park.

Karmakarışık
Festivalin onursal başkanlarından Haldun Dormen'in yönettiği Karmakarışık, Süheyl ve Behzat Uygur'un komedi oyunu Hasta Etme Adamı ve İstanbul Devlet Tiyatroları'nın bu yıl kapalı gişe oynayan yapımı Giydirici, festivalin merakla beklenen oyunları arasında. İkinci Dünya Savaşı'nda ölümüne tiyatro yapan bir grubu anlatan Giydirici'yi Hakan Çimenser yönetiyor. Celal Kadri Kınoğlu, Hülya Gülşen, Hakan Çimenser, Rüyam Perihan Dirin, Ebru Demirdöven, Aral Seskir, Osman Tunca Soysal, Sinan Cem Çabuk, Güneş Yakın, Cem Şahin, Suzan Sabancı ve Özgün Bayraktar rol alıyor. Oyunlar ve atölyelerle ile ilgili ayrıntılı bilgi: https://www.facebook.com/pg/tiyatrofrankfurt/photos/?tab=album&album_id=1803402306377139

Giydirici
'Oyunculara tv yıldızı muamelesi yapmayın'

Frankurt Belediyesi, Kamil Kellecioğlu'nun 15 yıl önce kurduğu Tiyatro Frankfurt'u ve dolayısıyla festivali ilk kez bu yıl destekleme kararı almış. Desteğin devam etmesi için festivalin tanıtıma çok önem veriliyor. Festival, Avrupalı Türklere ulaşma konusunda oldukça sıkıntı çekiyor. Sanatla ilişkisi 'popülerlik' düzeyinde olan izleyiciler oyunlara ancak televizyon dünyasından tanıdıkları varsa ilgi gösteriyorlar. Bu sadece Avrupalı Türklerin değil, bütün izleyicilerin başlıca sorunu. Fakat bu neden Avrupa'da daha belirgin

Festivalin onursal başkanlarından (Festivalin dört onursal başkanı var: Ayla Algan, Haldun Dormen, Tamer Levent ve Ayşenil Şamlıoğlu) Ayşenil Şamlıoğlu'nun Fransa'da yaşadığı olay durumu özetliyor. Hatırlanacağı üzere Şamlıoğlu'nun yönettiği Kozalar, prömiyerini 2016'da Fransa'nın Avignon şehrinde düzenlenen Avignon Festivali'nde yapmıştı. Türkiye'de oldukça ses getiren, sanat dergilerine kapak, bol bol röportajlara vesile olan bu gelişme festivalde de ilgiyle karşılanmış. Oyunun başrolünde tabi ki Demet Evgar, Binnur Kaya, Esra Dermancıoğlu var. Şamlıoğlu, "Avignon'un çevresinde çok fazla Türk yaşıyor. Ve o güne kadar hiç festivale gelmemişler. Oysa eski bir festival, uzun yıllardır düzenleniyor. (S.Ö: Bu yıl temmuzda 72. yapılacak) İlk defa Türk nüfusu bizim oyunu izlemeye geliyor ve böyle bir şey Camillion tarihinde ilk kez oluyor. Festivalin yöneticileri çok şaşırdılar, o kadar heyecanlandılar ki, 'bu sizin oyununuzla oldu' dediler. Ben tabi ki, 'onların hepsi Türkiye'de çok ünlü ve başarılı oyuncular. Bu yüzden geldiler' diyemedim. Ne yazık ki durum böyle."

Frankfurt Türk Tiyatro Festivali'ndeki atölyeleri ilgi gören oyuncu Emrah Elçiboğa da küçük bir hatırlatmada bulunuyor: "Yıllardır usta oyuncular buraya gelip gidiyor ama maalesef herkes onları televizyon ekranından tanıyor. Onların hepsi aslında tiyatrocu. Elinizin altına Google var. Lütfen festivale katılacak oyuncuların, yönetmenlerin kısa özgeçmişlerini okuyun. Geçmişte neler yapmışlar, kimlerle çalışmışlar? Onlara öyle bu bilgilerle de yaklaşın ve dizi haricinde hak ettikleri değeri verin. TV yıldızı muamelesi yapmayın. Mesela Ayşenil Şamlıoğlu geleneksel Türk tiyatrosu ile modern tiyatroyu harmanlayabilen bir yönetmen. Ülkemizde de kimse bunun üzerine kalem oynatmıyor."

Shirley



9 Aralık 2015 Çarşamba

Hepimiz Shakespeare'in kızlarıyız!

9 Aralık 2015
İstanbul Şehir Tiyatroları'na 27 yıl emek veren yönetmen Hülya Karakaş, muhalif tavrı nedeniyle ŞT'de tiyatro yapamayınca kendi grubunu kurdu. "Komşuda tiyatro yapmaya geldik.” diyerek özel tiyatroların kapısını çalan Karakaş, grubuna da Komşu Kapısı adını verdi. Sanatçının, geçen yıl kartopu yüzünden öldürülen gazeteci Nuh Köklü olayından sonra yazdığı ‘Shakespeare'in Kerimeleri, Hamlet'in Türkiye'yi Danimarka sanmasını anlatan eğlenceli, politik bir hiciv.
Hülya Karakaş'ın yazıp yönettiği Shakespeare'in Kerimeleri, prömiyerini 26 Aralık'ta Cihangir Tatavla Sahnesi'nde yapacak. Oyun, ocak ayı boyunca yine aynı tiyatroda 8, 15, 22, 29 Aralık günlerine izlenebilir. Karakaş'ın aynı zamanda rol aldığı oyunda kendisine Eda Özdemir ve Mesut Dalkılıç eşlik ediyor.


İstanbul Şehir Tiyatroları'na 27 yıl emek verdiniz. Bildiğim kadarıyla uzun zamandır ŞT'de oyun yönetmediniz. Şimdi kendi tiyatronuzu kurdunuz. Nasıl başladınız buna?

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın kadrolu sanatçısıyım, ama yaklaşık üç yıldır iş yapamıyorum. Ben yapmak istiyorum, oyun yönetmek istiyorum, projeler öneriyorum; neden bilmiyorum yapamıyorum. Bana her yer tiyatro. Laf olsun diye söylemiyorum bunu, gerçekten, bütün samimiyetimle söylüyorum; beni koy kırsalın ortasına, orada bile tiyatro yapmanın yolunu bulurum. İnsanın, yarenliğin olduğu her yerde tiyatro yapabilirim. Kurumda yapamazsam dışarıda yaparım dedim, işe giriştim. Zaten bu oyun benim borcumdu ve bu borcu ödemem gerekiyordu. Zorunlu değilim elbette, duygum böyle.

Grubunuzun adı bu yüzden mi Komşu Kapısı? 


Ev sahibim kapıyı kilitleyip beni içeri almayınca, ben de komşu kapılarını çalmaya başladım. Şimdi gülerek anlatıyorum ama kendimi yetersiz hissettiğim, kötü bir dönemdi. Umuyorum ki bundan sonra böyle bir tavırla bir daha karşılaşmam. Yani kim beni içeri alırsa orayı evim bilip sahneye çıkmaktan başka şansım yoktu. Bu yüzden tiyatronun ismi Komşu Kapısı oldu. Bana her yer tiyatro. Sokakta kalırsam orada tiyatro yaparım. İnsanların, yüzünün gülmesine, içinin aydınlanmasına, umuda ihtiyacı olduğu bir dönemden geçiyoruz; tiyatro tam da böyle zamanlarda işe yarar.

Yeriniz nerede peki, provalarınız vs. oyunu nasıl hazırladınız?

Provalarımızı Komşu Kapısı Derneği'nde yaptık. Gezi döneminden sonra bir sivil inisiyatif olarak kurulan, benim de içinde olduğum, kültürel ve sanatsal etkinliklerin yapıldığı bir dernek Komşu Kapısı. Mahalle halkının buluştuğu, kaynaştığı, sazını çaldığı, sözünü söylediği bir mahalle derneği. Rahat koşullarda tiyatro provası yapmak bizim için büyük bir konfordu. Kendilerine teşekkür ederim. Komşu Kapısı Derneği isim almamızda öncü oldu. Hep bir mana, hep bir arayış! Yokluktan varlık çıkarmak ülkemizin gerçeği.

İlk oyununuz Shakespeare'in Kerimeleri nasıl ortaya çıktı?

Shakespeare edebiyat meraklısı birçok insan gibi benim de sevdiğim bir yazar. Shakespeare oyunlarındaki ana karakterlerin (başrolde Hamlet'in olduğu) bir oyun yazma hayali kuruyordum.  Beklediğim ilham, Nuh Köklü'nün öldürüldüğü gün geldi! 17 Şubat- 2015 günü Türkiye karlı ve yine depresif bir gündeme uyanmıştı. Kara teslim olmuş, vapurların bile kalkmadığı bir İstanbul sabahında biz yine ölüm haberiyle baş başa kalmıştık. Nuh Köklü'yü ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte Ankara'ya yolcu etmek üzere toplandık Kadıköy Yeldeğirmeni'nde. Arkadaşımla birlikte Kadıköy sokaklarında vapura doğru yürürken gökyüzüne baktım, gördüğüm tek şey çok koyu bir karanlıktı. Bu ülkede kartopu yüzünden  bir insan öldürülmüştü. "Ne olur bu bir rüya olsun" dedim, herkes gibi, Nuh Köklü'nün ölürken söylediği gibi. Ve o gece yazmaya başladım. On günde yazdım bitirdim Shakespeare'in Kerimeleri'ni.

Shakespeare'in kerimeleri kimler peki, ne yapmak istiyorlar?


Gücün, iktidarın, soysuzluğun, kalleşliğin bir ülkeyi ne hale getirdiğini anlatmak istedim bu oyunla. Yüzyıllar önce Danimarka'da yaşanan güç ve intikam savaşı bugün Türkiye'de de yaşanıyor. Yüzyıllardır değişmeyen tek gerçek şey ölüm. Bugünün Türkiye'si, Hamlet'in final sahnesi gibi adeta. Ucu bucağı görünmeyen bir mezarlığa dönüştü güzel ülkem. Hamlet,1600'lü yıllardan günümüze, bir tiyatro sahnesine gelir. Tiyatroda Hamlet oyununun, bence en harikulade sahnesi olan mezarcı sahnesinin provasını yapan iki kadın oyuncuyla kesişir yolu; bazen acı, çoğunlukla eğlenceli bir Türkiye tartışması böylece başlar. Mizah benim sığınağım. Eğer mizah olmasaydı, ben çoktan Derviş gibi dağ başına göçmüştüm. Mizahla katlanıyorum bu hayata. Yerli yersiz değil de, tam zamanında iyidir mizah. Oyunda  bolca mizah var. Ülkenin en sürreal dönemini anlattığım bir oyun Shakespeare'in Kerimeleri. Evet ya,biz bir rüya gördük, ülkede neler olmuştu diyeceğiz yıllar sonra. Umarım!

Oyunun ismi de ilgi çekici, merak uyandırıcı…

Shakespeare tiyatrocuların atası. Hatta gündelik deyişle "Hepimiz Shakespeare'in Askerleriyiz" Kadın oyuncular için eski dilde "Kerime"yi kullanarak metafor yaptım! İroni! "Yeni Türkiye"ye gönderme! Shakespeare'in Kızları oldu Shakespeare'in Kerimeleri.

Ekibiniz de kimler var?
Sahne-kostüm tasarımını Filiz Tarlabaşı yaptı, müzik anonim. Yönetmen yardımcısı Deniz Yazıcı. Oyunda ise ben, Eda Özdemir ve Mesut Dalkılıç var. Şanslıyım ki, iyi kalpli, hesapsız, tek derdi sadece tiyatro yapmak olan bir ekiple yollarımız kesişti. Sorunsuz bir sanat yolculuğu yaşadık birlikte. Meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Biz sanatsal yolculuğun sondan bir önceki durağındayız. Finale çok az kaldı. Bundan sonra seyirciyle buluşma zamanı. Şimdi sıra onlarda. Tiyatroyu seyircisiz düşünmek imkansız. Bizi yalnız bırakmamalarını, maceranın sonucunu görmelerini diliyoruz.

1990'lı yıllarda kurduğunuz Grup Kafka ile Türkiye'de alternatif tiyatrolar konusunda ilk adım atanlardan birisiniz. ŞT'ye de bunca zaman emek verdiniz. Fakat hala yönetmen kadrosunda değilsiniz. Hatta 102 yıllık ŞT'de yönetmen kadrosunda tek bir kadın var. Neden böyle?


1995 yılından bugüne, özel tiyatrolarda ve çalıştığım kurumda yönetmenlik yapıyorum. Bunun için bir "kadro'ya ihtiyacım yok;  zaten rüştümü ispat etmişim. Ancak 102 yıllık olağanüstü bir kültürel geçmişe sahip Şehir Tiyatroları'nda bu kadroya bir kadın dışında hiçbir kadın girememişse, burada ciddi bir ayrımcılık yapıldığını düşünüyorum doğrusu. Bu nedenle "yönetmen" kadrosuna girmek helalinden hakkım. Hakkım olanı almak için mücadele etmem gerekiyorsa edeceğim. Ülkemizde birçok alanda kadınlara karşı "ayrımcılık" yapılıyor; sanat alanını ülkeden bağımsız düşünmek saflık
olur.





















HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ

21 Eylül 2015 Pazartesi

Sahneler, sezonda hareketli olacak

20 Eylül 2015
Eylülün bitmesine on gün kala tiyatrolar canlanmaya başladı. 1 Ekim'den itibaren perdeler açılıyor. Devlet, şehir ve özel tüm tiyatrolar yeni oyunlarını yavaş yavaş açıklamaya başladı. Bu yıl sahnelerde öne çıkan belli bir tema yok. Ortaya karışık bir şeylerden söz edebiliriz. İstanbul Şehir Tiyatroları temasını ‘barış' olarak belirledi. Devlet Tiyatroları yeni oyunlarını sır gibi saklıyor, bir-iki oyundan haberdarız, özellerde ise öne çıkan konular; kadın, aşk, savaş, mültecilik, şöhret hastalığı, toplumsal ahlak, iktidar ve sistem eleştirisi… Bir de şiirsel uyarlamalar var. Bu sezon sahnelerde Gülten Akın ve Didem Madak'ın şiirlerinden hazırlanan iki uyarlama izleyeceğiz. Ayrıca yönetmen koltuğunda sürpriz isimler olacak. Son yılların başarılı oyuncularından Tansu Biçer, Semaver Kumpanya'da Moliere'in Cimri'sini yönetecek. Yine başarılı oyunculardan Tülin Özen iki yeni oyunda oynuyor. Selim İleri'nin Hayatımın Romanı ve Metin Kaçan'ın Ağır Roman'ının uyarlaması da sahnede olacak. İşte sezonun yeni oyunları…
Aziz Nesin, Çiçu
ANKARA DT'DE İLK HAFTA YENİ OYUN YOK
Devlet Tiyatroları'nın (DT) 2015-2016 sezonu 1 Ekim'de başlıyor. Ankara'da ilk hafta yeni bir oyun izlemek isteyen seyirci biraz beklemek zorunda. Zira Devlet Tiyatroları, yılın ilk haftasında Ankara programına yeni oyun koymadı. İstanbul programında ise Purnima ve Sırlar Ormanı oyununun prömiyeri yapılacak. İzmir'de ise ilk hafta tek oyun sahnelenecek. Aziz Nesin'in Çiçu oyunu ekimin ilk haftası İzmir'de tek başına ve ilk kez sahnelerde seyircisiyle buluşacak. Buna göre ekimin ilk haftası Başkent'te; Uğur Saatçi'nin yazıp Barış Erdenk'in yönettiği Yeşilçam, Mehmet Baydur'un yazdığı Uğur Sertel'in yönettiği Kamyon, Erhan Gökgücü yönetiminde sahnelenen Çehov'un ünlü Vanya Dayı'sı, Patrick Süskind'n yazdığı ve Metin Belgin'in yönettiği Kontrabas, Nuri Pakdil'in yazıp T. Murat Demirbaş'ın yönettiği Umut ve Şirin Aktemur Tıprak'ın yazdığı ve Umut Toprak'ın ise yönettiği Neşe'dert'aşk oyunları sahnelenecek. Oyunlar Akün, Altındağ, Büyük Tiyatro, Küçük Tiyatro, Oda Tiyatrosu ve İrfan Şahinbaş Sahnesi sahnelerinde seyirciyle buluşacak.

İSTANBUL DT'NİN YENİ OYUNU ÇOCUKLAR İÇİN 
DT'nin İstanbul gösterimleri ise bir ilk oyunla başlayacak. İstanbul DT'nin programına göre; Günay Ertekin'le Handan Ergiydiren Doğan'ın yazdığı, Handan Ergiydiren Doğan'ın yönettiği Purnima ve Sırlar Ormanı oyunu Cevahir Sahneleri Salon 1'de ilk kez sahnelenecek. İstanbul'da sahnelenecek diğer oyunlar şöyle: Haldun Taner'in yazdığı Nur Subaşı'nın yönettiği Sersem Kocanın Kurnaz Karısı, Peter Ustinov'un yazdığı ve Cevdet Arıcılar'ın yönetiminde sahnelenen Ellerimin Arasındaki Hayat, Ali Cüneyd Kılcıoğlu'nun yazdığı, Elif Erdal'ın ise yönettiği İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı, Işıl Kasapoğlu'nun yönetiminde sahnelenen Shakespeare'in Hamlet'i, 6-13 yaş arası izleyici için sahnelenen Levent Niş yönetimindeki Barış Gezegeni ve Duygu Gökhan'ın yönettiği 6-11 yaş arasına hitap eden Çiçeğim Solmasın oyunu. İzmir Devlet Tiyatroları'nda ise ekimin ilk haftası Aziz Nesin'in Aziz Nesin'in yazdığı, Tayfun Erarslan'ın yönettiği Çiçu prömiyer yapacak.

    Devlet Tiyatroları'nın Ankara programında yeni oyun olmaması sosyal medyada eleştiri konusu oldu. DT'nin 'ne versek izlenir' diyerek yeni oyun koymadığı savunuldu. Sosyal medya hesabından yeni oyun olmamasını sert bir dille eleştiren yazar ve sunucu Emre Saklıca, geçen sezon olduğu gibi bu sezon da ilk hafta repertuvarının çok zayıf olduğunu belirtti. Saklıca, "Kontrabas bir klasik ancak ilk hafta yeni oyun izlemek istemez mi izleyici? Yeşilçam ortalama bir oyun, Vanya Dayı vasat, Kamyon hakkında kimsenin fikri yok. Baktığımızda; izleyiciyi heyecanlandıracak, aman hemen ilk günden bilet alayım dedirtecek bir oyun yok." diye yazdı. (Yavuz Akengin, Ankara)
   
ÜÇ ŞEHİR TİYATROSUNDAN SÜRPRİZ OYUNLAR

İstanbul Şehir Tiyatroları: Çalkantıların hiç bitmediği İstanbul Şehir Tiyatroları, temasını geçtiğimiz hafta barış olarak açıkladı: Nazım Hikmet'in kurtuluş savaşı destanından uyarlanan Kuva-i Milliye Destanı, II. Dünya Savaşı yıllarına seyirciyi götürecek Leningrad Çıkarması, savaş sonrası dağılan ailelerin hayatına dokunan Hepsi Oğlumdu ve İki Arada Bir Yerde, Sonsuz Öykü, Radyonun İçindekiler… Perde açmak için gün sayan diğer oyunlar; Üç Kuruşluk Opera, Cyrano De Bergerac, Devekuşu Kabare, On İkinci Gece.

Bakırköy Belediye Tiyatroları: Türkiye'nin seçimle başa geçen ilk sanat yönetmeni Alican Yücesoy ve ekibi sezonu dikkat çeken bir prodüksiyonla açıyor. Shakespeare Kraliyet Tiyatrosu'nun meşhur yönetmeni Tim Supple'ın yönettiği Shakespeare'in mizahı bol eseri Yanlışlıklar Komedisi'ni merakla beklemedeyiz. Savaşlar, göçmenlik, hukuksuzluk, kadın-erkek eşitsizliği konularıyla işlenmiş metin bakalım gülerken canımızı ne kadar acıtacak?

Eskişehir Şehir Tiyatrosu: Eskişehir Şehir Tiyatrosu, sezona 6 yeni oyunla başlıyor: Amerikalı oyun yazarı, Sam Bobrick'in kaleme aldığı, Ekin Tunçay Turan'ın Türkçeye kazandırdığı “Halktan Biri”, Selahattin Hilav çevirisi olan, Çek yazar Jaroslav Hasek'in dünyaca ünlü oyunu “Aslan Asker Şvayk”, Turgut Özakman'ın kaleme aldığı “Töre”, İngiliz komedi ustası Ray Cooney'in, oğlu Michael Cooney ile birlikte yazdığı, Özgür Özdural'ın Türkçeye çevirdiği “Tom, Dick ve Harry” ve Metin Kaçan'ın ünlü romanından Zerrin Altıok'un sahneye uyarladığı “Ağır Roman”…
       
EN YOĞUN TİYATROLAR, ÖZELLER...

Semaver Kumpanya: Işıl Kasapoğlu'nun kurduğu Kocamustafapaşa'daki Semaver Kumpanya sezonu, Melih Cevdet Anday'ın “İçerdekiler” oyunuyla açıyor. Yönetmenliğini Volkan M. Sarıöz'ün yapacağı oyunda Serkan Keskin, Mustafa Kırantepe ve Tülin Özen var. Süresiz bir şekilde gözetim altında tutulan, suçu henüz kanıtlanmamış bir mahkum ile gardiyanının mahkuma suçunu itiraf ettirme çabası üzerine gelişen oyun, adaletsizce mahkum edilen gazetecileri hatırlatıyor. İkinci oyunu ise ünlü Fransız yazar Moliere'in Cimri'si. Tansu Biçer'in yöneteceği oyunun, en az oyun kadar ünlenmiş karakteri Harpagon'u ise Serkan Keskin oynayacak. (www.semaverkumpanya.com)

Bohem Rapsodi, provalardan...
Cazu Tiyatro: Geçen yıl Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanını oyunlaştıran Cazu Tiyatro bu yıl, bir rock müzikali hazırlıyor. Behiç Cem Kola'nın yazdığı ve bir işgal evinde yaşananların konu edildiği “Bohem Rapsodi”yi Hasan Şahintürk yönetiyor. Diğer oyunlar; yine Behiç Cem Kola'nın yazdığı ve “Cyrano de Bergerac” oyunu üzerinden bir oyuncunun hikâyesinin anlatıldığı “Kuliste”, S. Beckett'ın üçlemesinden yola çıkarak Oğuz Arıcı'nın yazdığı ve Hasan Şahintürk'ün oynadığı “Belki” ile Uğur Açıkgöz'ün Didem Madak'ın şiirlerinden yola çıkarak yazdığı ve Tuba Keleş'in oynadığı “Devrik Mahalle”. Cansu Kahvecioğlu'nun yazdığı ve huzurevinde ölmek üzere olan yaşlı bir kadın oyuncunun hikâyesinin anlatıldığı “Arafta Bir Kadın” adlı oyunu Ahmet Melih Yılmaz yönetiyor. Oyunlar, kasımda seyirciyle buluşacak. Cazu Tiyatro'nun bütün oyunları 3 Ekim'de açılışı yapılacak olan Kadıköy Theatron'da gösterilecek. Kadıköy Theatron, geçtiğimiz sezon bir depodan çok amaçlı salonlardan oluşan bir kültür merkezine dönüştürülmüştü. www.cazutiyatro.com www.kadikoytheatron.com

Biriken: Melis Tezkan ve Okan Urun tarafından kurulan Biriken 10'uncu yılını kutluyor. Biriken, isimlerinin esin kaynağı olan şiirin sahibi Gülten Akın'ın şiirlerinden uyarladıkları bir performans hazırlıyor. Şairin 1956'dan günümüze uzanan şiirlerinden yapılacak tematik bir seçkinin biriken tarafından yerleştirme-performans şeklinde sunulması. Tiyatro dışı ancak kendi dokusu olan bir mekanda seyirciyle paylaşılacak ve şimdilik Karşı-Tele Kendim diye adlandırılan projede şiirler, yılların tiyatro sanatçısı Meral Çetinkaya tarafından yorumlanacak. Biriken, Gülten Akın şiirleriyle yakın ile uzak geçmiş arasında bir diyalog kurmayı ve şairin dilindeki sadelik ile aşırı duyarlılığı -duygusallığı değil- yansıtmayı hedefliyor. (www.biriken.com)

Oyun Atölyesi: Haluk Bilginer'in kurduğu Oyun Atölyesi'nde iki yeni oyun var. İlki, Arthur Miller'in Köprüden Görünüş'ü. Yönetmen Kim Korkar Hain Kurt'tan oyunuyla dikkatleri üzerine çeken Hira Tekindor. Anne Zerrin Tekindor bu kez oyuncu değil, sahne tasarımcısı. İkinci oyun, Hansel ve Gretel'in Öteki Hikâyesi (Neil LaBute). Sırlarla dolu iki kardeşin hikâyesi üzerinden toplumsal ahlak kavramının sorgulandığı oyunu Ali Altuğ yönetiyor. Oyuncular: Ayça Bingöl, Salih Bademci. Oyunlar, ekimin ilk haftası izlenebilir. (www.oyunatolyesi.com)

Seyyar Sahne: Oğuz Atay ve Dostoyevski'nin romanlarını başarıyla oyunlaştıran Seyyar Sahne'nin, Nadir Sarıbacak'ın rol aldığı tek kişilik oyunu Yeraltı'ndan Notlar, geçen sezon çok beğenilmişti. Yer Altından Notlar, Tehlikeli Oyunlar, İçimde Kalmasın, Trom, Yılın En İyi Kadın Oyuncusu, Çocukluğumun Soğuk Geceleri bu yıl da devam edecek. Oyunların hepsi geçen sene oynandı, ama ödül gecesine hazırlanan bir oyuncunun hikâyesini anlatan Yılın En İyi Kadın Oyuncusu 4-5 gösterim yaptığı için yeni sayabiliriz. Kerem Eksen'in yazdığı, Celal Mordeniz'in yöneteceği İpek Türktan Kaynak ve Erdem Şenocak'ın rol alacağı yeni oyunun hazırlıkları ise devam ediyor. Adı henüz belli değil. (www.seyyarsahne.com)

Moda Sahnesi: Moda Sahnesi de sezonu iki oyunla açıyor. İlki Shakespeare'in Türkiye sahnelerinde pek yer edinemeyen En Kısa Gecenin Rüyası. İktidar baskısına karşı toplumsal eleştiri getiren oyunun yönetmen koltuğunda Kemal Aydoğan oturuyor, oyuncular Timur Acar, Mert Fırat, Didem Balçın, Melis Birkan. Oyunun perde açacağı tarih, 1 Ekim. İkinci oyun, ocak ayında prömiyer yapacak olan Alman yazar Moritz Rinke'nin Seviyoruz ve Hiçbir Şey Bilmiyoruz.

Özel Kadınlar Listesi
 Mam'Art Tiyatro: Bu yıl kurulan Mam'Art Tiyatro, Neil Labute'un “Some Girls-Özel Kadınlar Listesi” ile perde açıyor. Tuğrul Tülek'in yönettiği oyunu, Pınar Töre çevirdi. Beste Bereket, Başak Daşman, Hülya Gülşen, Feri Baycu Güler ve Deniz Karaoğlu'nun rol aldığı Özel Kadınlar Listesi, günümüzün hastalığı şöhret hakkında bir oyun. Özel hayatın çizgilerinin gittikçe inceldiği, herkesin şöhret olmak için hem kendinin hem başkalarının mahremiyetini hiçe saydığı bu hastalıklı durumu kırık aşk hikâyeleri üzerinden anlatıyor ve modern insanın ne kadar vahşileşebileceğinin altını çiziyor. Oyunun prömiyeri 12 Ekim Pazartesi 20.30'da Salon İKSV'de yapılacak. Oyun, 17 Ekim Cumartesi 20.30'da Cihangir'deki BO Sahne'de, 19-26 Ekim Pazartesi 20.30'da Salon İKSV'de, kasım ayı itibarıyla ayda bir de Moda Sahnesi'nde izlenebilir.

Avrupa
Ekip Tiyatrosu: Ekip, iki oyunla seyircinin karşısında olacak. Biri geçen sezonun beğenilen oyunlarından İki Kapılı Ev. Shakespeare'in çağdaşı sayılabilecek ünlü İspanyol yazar Pedro Calderón De La Barca'nın ‘İki Kapılı Evi Koruması Güç' adlı komedisinin modern uyarlaması… Ev, ekimde Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon'da sahnelenecek. Ekip'in Nilüfer Belediyesi'yle ortak yaptığı yeni oyunu ise Avrupa. Bu kez ana mekan 90'ların Avrupa'sında bir sınır kasabası, bir tren istasyonu. Kalkan sınırlar, kıtayı boydan boya saran ekonomik buhran, değişen çağ, gözden düşen değerler, uyanlar ve uyamayanlar, savaştan kaçmış mülteciler ve kasabanın yerlileri, yükselen ırkçılık, her boşluğu ustaca değerlendiren faşizm… Avrupa, bugün hem ülkemizin hem de dünyanın içinde yaşadığı çok güncel bir meseleyle ilgili. Yazarı, David Greig'in yazdığı oyunun yönetmeni İki Kapılı Ev'de olduğu gibi Cem Uslu. Avrupa yolculuğu 20 Ekim'de Garajistanbul'da başlıyor. (www.ekiptiyatrosu.com)

Tiyatro Gerçek: Cemal Süreya, Van Gogh derken sıra bir komedi oyununa geldi. Selim İleri'nin kaleminden yozlaşan değer yargılarını eleştiren bir öykü: Hayatımın Romanı. Ana rollerden biri tabii ki Hakan Gerçek. İki perdelik oyunda, Osmanlı döneminin sonları, Cumhuriyet'in başlangıcı, arada kalmış bir kadın, çelişkiler, yalnızlıklar ve ikilemleriyle alışılmışın dışında bir yaşam var. (www.tiyatrogercek.com)
Dil Kuşu, Tülin Özen
Destar Tiyatro: Kürtçe tiyatro yapıp düzenli olarak sahne alan İstanbul'daki tek grubun heybesinde iki oyun var. Rênes Jiyan'ın yazdığı, Mirza Metin'in yöneteceği ilk oyun Dı Tuwaletê de. İkincisi dil oyunları projesinin üçüncü prodüksiyonu Dil Kuşu. Pelin Temur'un yazdığı oyunun yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu, oyuncusu Tülin Özen. Dil Kuşu, insanın anadili ile var olma mücadelesi üzerine kurgulu gösteri. Oyunun prömiyeri 30 Eylül'de Şermola Performans'ta. (www.sermolaperformans.com)

D22: D22, kasım sonu yeni bir oyun sahneleyecek; Kuş Öpücüğü. Berkay Ateş'in kaleme aldığı oyunu Can Kulan ve Emir Çubukçu yönetecek. Ayrıca D22 bu yıl, geçtiğimiz sezonlarda olduğu gibi, konuk ekiplere ve farklı sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak. (www.tiyatrod22.com)

Tiyatrokare: 1992 yılında Nedim Saban tarafından kurulan Tiyatrokare, “Fosforlu” müzikalini hazırlıyor. Müzikalde Fosforlu Cevriye rolünü Ayça Varlıer oynayacak. Suat Derviş'in “Fosforlu Cevriye” romanından Tuncer Cücenoğlu tarafından uyarlanan oyun, eski İstanbul'un Galata semtinde yaşanan buruk bir aşk öyküsünü anlatıyor. Prömiyeri ağustosta yapılan müzikal ekimde sahnelenmeye başlayacak. (www.tiyatrokare.com.tr)
Kabuk
Galataperform: GalataPerform'un yeni oyunu "Kabuk" günümüz çiftlerinin aşka bakış açısını çarpıcı bir dille alıyor. Yeni Metin Yeni Tiyatro projesiyle üretim yapmaya başlayan genç yazar Ayşıl Akşehirli'nin kaleme aldığı oyunu Mine Çerçi yönetiyor. Oyun, sistem tarafından idealleştirilen “kusursuz beden” kavramının kent insanının üzerindeki ağırlığını hissettiriyor. Burak Safa Çalış, İpek Erdem'in rol aldığı oyun 2, 9, 16, 23 Ekim'de izlenebilir.

Tebdil-i Mekan Prodüksiyon Tiyatrosu: Tebdil-i Mekan Prodüksiyon Tiyatrosu, bu sezon iki oyun hazırladı. İlki, 27 Haziran'da Gümüşlük'te prömiyer yapan, başrolünde Sumru Yavrucuk'un oynadığı tek kişilik oyun Shirley. Oyunun İstanbul gösterimi geçen hafta Maslak'taki Uniq İstanbul'da gerçekleştirildi. İngiliz Willy Russell'ın 'Shirley Valentine' adlı oyunundan ‘Shirley' ismiyle Türkçeye uyarlanan oyun, birçok kadın gibi artık hayallerini bile unutan Shirley Valentine'nin hayatını anlatıyor. Pek çok tiyatro ödülünün sahibi olan Yavrucuk, Shirley'nin yönetmenliğini de üstleniyor. Evren Ercan'ın çevirdiği oyunun dekor tasarımı Nurdan Aliyazıcıoğlu'na, ışık tasarımı ise Yakup Çartık'a ait. İkinci oyun ise aralık ayında prömiyer yapacak olan David Mamet'in Oleanna isimli oyunu. Yönetmenliğini Oğuz Utku Güneş'in üstlendiği oyunda usta oyuncu Tamer Levent ve genç yaşına rağmen birçok ödül kazanan Begüm Akkaya birlikte rol alıyor. (www.tebdilimekantiyatrosu.com)

Santral Kumpanya: 2013'te Bilgi Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından kurulan Santral Kumpanya da sezona yeni bir oyunla giriyor. Tek perdelik komedi Gençler Masası, çalışma hayatına adım atmış, hayatın sert gerçekleriyle karşılaşmış, bazı hayallerinden vazgeçmiş, ama bazı hayallerine inatla sarılan dört genci konu ediniyor. Baran Şaşoğlu'nun yönettiği oyunda Gizem Mercan Ağçal, Süreyya Bursa, Hasan Canberk Karaçay, Merve Şen oynuyor. (www.santralkumpanya.com)

Pürtelaş Tiyatro: Genel sanat yönetmenliğini Serdar Biliş'in üstlendiği Pürtelaş Tiyatro, Nick Payne'nin yazdığı Constellations adlı oyunu hazırlıyor. Başrol oyuncuları Deniz Karaoğlu ile Damla Sönmez. Organik bal üreten bir adamla, kuantum araştırmaları yapan bir kadını anlatan oyunu Tamer Can Erkan yönetiyor. (www.purtelas.org)

Dot Tiyatro: Dot Tiyatro'nun yeni oyunu Murat Daltaban'ın tek başına oynadığı Midwinter. Oyun, kasımda DotKanyon'da prömiyer yapacak. (www.go-dot.org)

İkinci Kat: İkincikat, geçen yıl başlattığı savaş ve barış oyunları serisinin üç ve dördüncüsünü hazırlıyor. İlki Defne Halman'ın oynadığı Kar Küresinde Bir Tavşan. İki farklı evrenden gelen ve mürekkepten atlar kalesinde buluşan iki kadının; bir anne ile kızın masalı. İkincisi Kasap. Metnin sordurduğu soru ağır, insanoğlu kendi türünü de yer mi? (www.ikincikat.org)

Tatbikat Sahnesi: Erdal Beşikçioğlu'nun sanat yönetmenliğindeki ekibin iki yeni oyunu var. Mezarsız Ölüler (Jean Paul Sartre), Marquis De Sade ‘Quills' (Doug Wright). Beşikçioğlu'nun yıldızlaştığı Bir Delinin Hatıra Defteri (Gogol) seyirciyle buluşmaya devam ediyor. (www.tatbikatsahnesi.com)

Tiyatro Kedi: Gogol'ün klasiklerinden Müfettiş'le sahnedeler. Haldun Dormen bu kez yönetmen değil, oyuncu. Sahne arkadaşları Tolga Güleç, Hakan Altıner, Selde Özbek… Yönetmen, Cenk Tunalı. Prömiyeri geçtiğimiz hafta yapılan oyun, çürümüş sistemde devletin konumu üzerine eleştiri. (www.tiyatrokedi.com)

Tiyatro Keyfi: Tiyatro Keyfi sezonu 26 Eylül'de Borusan Oto Dolmabahçe Sahne'de sahnelenecek Cahide müzikali ile açıyor. Ünlü sinema oyuncusu Cahide Sonku'nun hayatı üzerinden yine bir kadının sanatta, toplumda var olma mücadelesi anlatılıyor. Gökhan Eraslan'ın yazdığı, Kemal Başar'ın yönettiği müzikalde Nilüfer Açıkalın başrolde. (www.tiyatrokeyfi.com)

Emek Sahnesi: Onur Behramoğlu ile Onur Aydın'ın yazdığı yeni oyun Sadece Diktatör'de Barış Atay rol alıyor. Emek Sahnesi'nde ayrıca, Harbiye'deki Mekan Artı'yı kapatan Ufuk Tan Altunkaya kasımın ortalarında yeni bir oyun sahneleyecek. (www.emeksahnesi.com)

Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu: Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu'nda üç yeni oyun var. Mary Shelley'in romanından Nick Dear tarafından uyarlanan Selen Korad Birkiye'nin çevirisini yaptığı Frankenstein, Şakir Gürzumar yönetiminde Türkiye'de ilk kez sahnelenecek. Oyun, 12 Aralık Cumartesi Zorlu Center PSM'de prömiyer yapacak. Sinan Biçici'nin yazdığı Levent Ülgen'in yönetip başrolünde olduğu Sadece Bir Gece adlı komedi 17 Kasım'da Kozzy'de prömiyer yapacak. David Giselmann'ın yazdığı Yiğit Pakmen'in yönettiği SAKM Alternatif Sahne oyunu olan Bay Kolpert 22 Ekim Perşembe SAKM Çolpan İlhan Sahnesi'nde perde açacak.

HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ...


29 Nisan 2015 Çarşamba

Afife'den Şehir Tiyatroları'na gecikmeli jest

29 Nisan 2015
19. Afife Tiyatro Ödülleri, önceki akşam sahiplerine verildi. Geçtiğimiz yıl 100. yılını kutlayan İstanbul Şehir Tiyatroları dört dalda ödül kazandı. Ödüllerden üçünü ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın alması gecikmeli de olsa ‘Afife’den ŞT’ye 100. yıl jesti’ yorumlarına sebep oldu. 
19. Afife Tiyatro Ödülleri önceki akşam Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Tören her zamanki gibi açılış konuşmaları ile başladı. Önce sahneye Haldun Dormen çıktı ve Afife Jale’yi, cesaretini anlattı. Sonra, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri İcra Kurulu Başkanı Salih Başağa, her yıl yaptığı konuşmanın bir benzerini tekrarladı. Jürinin ne kadar şeffaf olduğu, puanlama sisteminin adaleti, üyelerin kaç oyun izlediği…

Afife jürisi bu yıldan itibaren oyunları bilet satın alarak seyretmiş. Bunun nedeni ‘davetimize kimse gelmedi, oyunumuzu hiçbir jüri üyesi izlemedi’ serzenişlerini kesmek. Başağa, törende yüksek ses tonuyla bu konuya dikkat çekti ve “Hiç kimse bizim oyunumuzu izlemedi diyemez.” dedi. Bugüne kadar düşünülmeyen bu basit önlem, umarız önümüzdeki yıl 20. yaşını kutlayacak Afife Tiyatro Ödülleri’ndeki klasik tartışmaları bitirir!

Gecenin sürprizi Makedon yönetmen Alexandar Popovski’ye gösterilen teveccüh ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na dört ödül verilmesiydi. Popovski, iki oyunuyla en iyi yönetmen dalında Afife’ye adaydı: Bir Yaz Gecesi Rüyası ve İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz… İlk oyunu yılın prodüksiyonu seçildi, ikinci oyunuyla en iyi yönetmen ödülüne uzandı. Fakat ‘vasat’ bulunan ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın ‘en iyi prodüksiyon’, ‘en iyi sahne tasarımı’ ve ‘en iyi yardımcı erkek oyuncu’ ödülüne layık görülmesi ‘Afife’den Şehir Tiyatroları’na yüzüncü yıl jesti’  yorumlarına neden oldu. Güzel bir jest fakat gecikmeli olduğu açık. İBB Şehir Tiyatroları, dişe dokunur bir iş yapamasa da 100. yılını geçen yıl kutladı, kurum artık 101. yaşında… 

KAYBETTİĞİMİZ USTALARA SAYGI DURUŞU   

Afife Jale Tiyatro Ödül töreninin en faydalı bölümlerinden biri bizce, bir yılda kaybedilen oyuncuların, sanatçıların hatırlatılması, onlara saygı duruşunda bulunulması. Talat Halman, Yavuz Şeker, Yaşar Kemal, Çolpan İlhan, Aytaç Yörükaslan, Melisa Gürpınar, Volkan Saraçoğlu, Alaattin Eraslan gibi isimler dışında yıllarca tiyatroya emek veren ama adını es geçtiğimiz ne çok sanatçıyı kaybettiğimizi bu törende öğreniyoruz: Ayla Aslan, Mustafa Şekercioğlu, Nedim Akkaya, Oğuz Oktay, Raif Hikmet Çam, Recep Yener, Sevda Şenol, Tuncay Gürel, Ümit İmer, Yalçın Otağ…  Törende, 2015’teki 100. doğum yılı (Aziz Nesin, Haldun Taner, İBBŞT) kutlamalarının hatırlatılması da hoştu fakat biraz eksikti.

İki buçuk saat süren ödül töreninde her zamanki gibi politik mesajlar verildi. Törenin 19 yıldır kadrolu sunucusu olan Korhan Abay, geçen yıl kaybedilenleri Yahya Kemal Beyatlı’nın aruz vezniyle yazdığını belirttiği “Sessiz Gemi” şiiriyle uğurladıktan sonra “Sanmayın lakin Osmanlı’ya hayranım /Cumhuriyettir ülküm, hem gururum hem aşkım” dizesiyle Osmanlı hayranlarına ilk politik mesajı gönderdi.

Gecede ödül almak için sahneye gelen herkes mikrofonun başından ayrılmayı bilmedi, teşekkür üstüne teşekkür edildi. En uzun konuşan 50. sanat yılını kutlayan, Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’nün sahibi Prof. Zeliha Berksoy’du. Berksoy, oyunculuk serüvenini, Berlin yıllarını, öğrencilerini, hocalığını anlattı da anlattı, “Vallahi ben iyi hocayım, tiyatro zor, sanat zor” cümleleriyle davetlileri epeyce güldürdü. En başarılı genç kuşak sanatçısı seçilen Edip Tepeli, “Nükleer santral istemiyoruz.” diyerek, Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nü alan Cambazın Cenazesi oyununun yazarı Firuze Engin ise babasının ‘Kızım sakın sahnede politik meselelere girme.’ uyarısını anlatarak sanatın, insanlığın geçtiği zor süreçlere dokundular…

2015 AFİFE TİYATRO ÖDÜLLERİ'NİN 'EN'LERİ
En başarılı prodüksiyon: Bir Yaz Gecesi Rüyası (İstanbul Şehir Tiyatroları)
Yönetmen: Alexandar Popovski (İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz)
Erkek Oyuncu: Tuğrul Tülek (İki Kişilik Yaz)
Kadın Oyuncu: Aslı Yılmaz (Tesir)
Yardımcı Erkek Oyuncu: Yavuz Şeker (Bir Yaz Gecesi Rüyası)
Yardımcı Kadın Oyuncu: Tomris İncer (Kral -Soytarım- Lear)
Sahne Tasarımı: Sven Jonke (Bir Yaz Gecesi Rüyası)
Giysi Tasarımı: Candan Seda Balaban (Kral -Soytarım- Lear)
Sahne Müziği: Orhan Enes Kuzu-Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa
Işık Tasarımı: Yakup Çartık (Hamlet Makinesi)
Genç Kuşak Sanatçısı: Edip Tepeli (Sırça Hayvan Koleksiyonu-ŞT)
Yapı Kredi Özel Ödülü: ŞAHİKA TEKAND
MUHSİN ERTUĞRUL Özel Ödülü:  SEMİHA BERKSOY
CEVAT FEHMİ BAŞKUT ÖZEL ÖDÜLÜ: Firuze Engin (Cambazın Cenazesi) 
Alexander Popovski
Tuğrul Tülek
HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ
 




1 Nisan 2015 Çarşamba

Afifedir, tartışılır!

1 Nisan 2015
Bu yıl 19. kez verilecek olan Afife Tiyatro Ödülleri’nin adayları önceki akşam açıklandı ve artık bir gelenek haline gelen tartışmalar hemen başladı. Aday olamayanlar seslerini yükseltirken, ‘jüri üyeleri neden değişmiyor, bir üye yılda kaç oyun izliyor?’ gibi cevaplanması gereken sorular da dile getiriliyor.
Bu yıl 19.su verilecek olan Afife Tiyatro Ödülleri’nin adayları önceki gün Beşiktaş’taki Four Seasons Oteli’nde yapılan basın toplantısıyla açıklandı. 11 ayrı kategoride verilen ödüller, 27 Nisan Pazartesi akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek törenle sahiplerini bulacak. Aynı akşam, üç özel ödül de verilecek. Çalışmalarıyla Türk tiyatrosunun gelişmesine katkıda bulunan Prof. Dr. Zeliha Berksoy, Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’nü, Şahika Tekand Yapı Kredi Özel Ödülü’nü, Firuze Engin ise bu yıl ilk kez sahnelenen oyunu Cambazın Cenazesi ile oyun yazarı Cevat Fehmi Başkurt ödülünü alacak.

Afife Tiyatro Ödülleri, Türkiye’nin en önemli ödüllerinden biri. Bu kadar önemli olunca aynı zamanda en çok tartışılan ödülü unvanını da taşıyor. Adaylar açıklandıktan sonra başlayan tartışmalar ödül gecesine, hatta sonrasına kadar devam ediyor. Geçen yıl komedi dalının çıkarılmasıyla alevlenen ve oyunlarda emeği bulunan bazı sanatçıların jüride yer almasıyla büyüyen tartışma, bu yıl hemen adayların belli olmasıyla yine başladı. Toplantı çıkışında kulislerde konuşulan ve sosyal medyaya yansıyan eleştiriler, genellikle şu sorular etrafında birleşiyordu:

“Geçtiğimiz mart ayından itibaren İstanbul’da 200’ün üzerinde yeni oyun sahnelenmeye başladı. 30 kişiden oluşan Afife jürisi bir yılda bu oyunların kaçını izledi? Her jüri üyesinin izlediği oyun sayısı açıklanamaz mı?” İki yüz oyun, 200 gün tiyatro salonuna gitmek demek. Bu aslında ciddi bir mesai istiyor. ‘Aday olamayan’ların bu soruya cevap araması normal karşılanabilir.

Ve sorular uzayıp gidiyor: “İki yüz oyun arasında sadece 24 oyunun 55 dalda aday gösterilmesi ne kadar adil? Jüri üyelerinin her yıl değişmesi daha doğru olmaz mı? Afife Tiyatro Ödülleri neden maddi olarak da tiyatroları ve oyuncuları desteklemiyor? Bu yıl aday olan kadın ve erkek oyuncuların çoğu, oyunculuk anlamında kendini kanıtlamış, televizyon dünyasının popüler yüzleri. Tiyatro tarihine ‘sahneye çıkan ilk kadın oyuncu’ olarak geçen Afife Jale adına verilen bu ödüllerin önemli bir görevi de yeni isimleri keşfetmek, yüreklendirmek değil mi?”

Basın toplantısında görüştüğümüz yeni jüri başkanı Doç. Dr. Merih Tangün, her jürinin en az 50 oyun izlediğini söylüyor ama Tangün’ün tartışmalarla ilgili diğer sorularımıza cevap vermemesi bu cevabını da belgelenmeye muhtaç kılıyor, diğer eleştirileri de haklı çıkarıyor.
Afife Tiyatro Ödülleri'nin yeni jüri başkanı Doç. Dr. Merih Tangün'ü İstanbullular simasından tanımayabilir ama sesini çok iyi biliyor. Tangün, metroda duyduğumuz 'gelecek station/next station anonsundaki sesin sahibi. 




2015 Afife Tiyatro Ödülleri adayları

MUHSİN ERTUĞRUL ÖZEL ÖDÜLÜ: Çalışmalarıyla Türk tiyatrosunun gelişmesine önemli katkılarda bulunan Prof. Dr. Zeliha Berksoy’un.
CEVAT FEHMİ BAŞKUT ÖZEL ÖDÜLÜ: Firuze Engin, (Cambazın Cenazesi - İkincikat)
YAPI KREDİ ÖZEL ÖDÜLÜ: Türk tiyatrosuna katkıda bulunmuş iş veya sanat dünyasının önemli ismi Şahika Tekand’ın.

YILIN EN BAŞARILI OYUNU:
Hayvan Çiftliği (Bakırköy Belediye Tiyatroları)

İki Kişilik Yaz (DOT)

Bir Yaz Gecesi Rüyası (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları)

Sırça Hayvan Koleksiyonu (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları)

Dolu Düşün Boş Konuş (Oyun Atölyesi)

YILIN EN BAŞARILI YÖNETMENİ

Muharrem Özcan (Dolu Düşün Boş Konuş)

Alexandar Popovski (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

Alexandar Popovski (İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz)

Yıldırım Fikret Urağ (Sırça Hayvan Koleksiyonu)

Berfin Zenderlioğlu (Cambazın Cenazesi)

YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU

Fatih Al (Dolu Düşün Boş Konuş)

Salih Bademci (Tesir)

Bedir Bedir (İstenmeyen)

Rıza Kocaoğlu (Ormanlardan Hemen Önceki Gece)

Tuğrul Tülek (İki Kişilik Yaz)

YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU

Gizem Erdem (İki Kişilik Yaz)

Hasibe Eren (Dolu Düşün Boş Konuş)

Selen Öztürk (Bakarsın Bulutlar Gider)

Melisa Sözen (Kalp Düğümü)

Aslı Yılmaz (Tesir)

YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU

Arda Aydın (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

Bedir Bedir (Üst Kattaki Terörist)

Cem Zeynel Kılıç (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa)

Murat Okay (Dolu Düşün Boş Konuş)

Yavuz Şeker (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU

Aybanu Aykut (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa)

Banu Çiçek Barutçugil (Üst Kattaki Terörist)

Tomris İncer (Kral (Soytarım) Lear)

Yeşim Koçak (Çürük Temel)

Ayşecan Tatari (Sırça Hayvan Koleksiyonu)

YILIN EN BAŞARILI SAHNE TASARIMI
Barış Dinçel (Hayvan Çiftliği)

Jesse Gagliardi, Simone Mannino (Kalp Düğümü)

Sven Jonke (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

Cem Yılmazer (Çürük Temel)

Cem Yılmazer (Sırça Hayvan Koleksiyonu)

YILIN EN BAŞARILI GİYSİ TASARIMI

Ayşegül Alev (Hamlet Makinesi)

Candan Seda Balaban (Kral (Soytarım) Lear)

Hale Eren (Kerbela)

Sadık Kızılağaç (Hayvan Çiftliği)

Jelena Prokovic (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

YILIN EN BAŞARILI SAHNE MÜZİĞİ

Merih Aşkın (Hak)

Çağrı Beklen (Dolu Düşün Boş Konuş)

Tahsin İncirci (Kerbela)

Orhan Enes Kuzu (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa)

Mete Sakpınar (Bir Delinin Hatıra Defteri)

YILIN EN BAŞARILI IŞIK TASARIMI

Yüksel Aymaz (Kral (Soytarım) Lear)

Yakup Çartık (Hamlet Makinesi)

Yakup Çartık (Hayvan Çiftliği)

Cem Yılmazer (Sırça Hayvan Koleksiyonu)

Kemal Yiğitcan (Ormanlardan Hemen Önceki Gece)

YILIN EN BAŞARILI GENÇ KUŞAK SANATÇISI

Sercan Gülbahar (11' E 11)

İbrahim Halaçoğlu (Cambazın Cenazesi)

Güneş Sayın (Tesir)

Edip Tepeli (Sırça Hayvan Koleksiyonu)

Seda Türkmen (Cambazın Cenazesi)


Afife Tiyatro Ödülleri 2015 Jürisi 

Doç. Dr. Merih Tangün (Jüri Başkanı) - Doç. Dr., Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Başkanı, Dublaj Sanatçısı, Yazar

Aylin Alıveren - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Öğretim Görevlisi, Dramaturg

Ayşe Draz - Oyuncu, Yönetmen, Dramaturg

Ata Ünal – Akademisyen, Dramaturg

Atsız Karaduman – Devlet Tiyatrosu Oyuncusu

Dr. Beki Haleva - Yıldız Teknik Üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi, Çevirmen, Tiyatro Eleştirmeni

Prof. Bengi Bugay - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Öğretim Üyesi, Sahne Dekor ve Kostüm Tasarımcısı

Bülent Ekuklu – Senarist, Yapımcı, Sinematek Derneği Senaryo Yazarlığı ve Dramatik Yazarlık Eğitimi

Ceren Ercan – Dramaturg, Bakırköy Belediye Tiyatroları Öğretim Görevlisi, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi, Sinema ve TV Bölümü

Çiçek Dilligil  - Tiyatro ve Dizi Oyuncusu, Actor Studio’nun Genel Sanat Yönetmeni ve Tiyatro Eğitmeni

Demet Taner – Sinema - TV Phd. Sanatta Yeterlilik / Doktora

Deniz Gökçer - Tiyatro, Sinema ve Dizi Oyuncusu, Eğitmen

Ebru Soyuerden - Oyuncu

Engin Uludağ – İstanbul Üniversitesi Konservatuarı-Yeditepe Üniversitesi-Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümleri Öğretim Görevlisi, Şehir Tiyatroları Rejisör

Prof. Dr. Esin Küntay – Hukukçu ve Sosyolog, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

Hakan Silahsızoğlu – Aktör, Tiyatro Oyuncusu ve Yöneticisi, Çevirmen

Ilgın Sönmez – Genel Yayın Yönetmeni

Mehmet Kerem Özel - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi,

Leman Yılmaz - İKSV Direktörü

Mark Levitas – Oyuncu, İstanbul Aydın Üniversitesi Drama ve Oyunculuk Bölümü Öğretim Görevlisi

Mine Çerçi – Clout Theatre ve Clockfire Theatre’da Oyuncu, Yönetmen, Yazar

Özlem Bahar Öç - Sanat Tarihçisi, Amatör Oyuncu, Çevirmen

Özlem Hemiş – İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Sahne Sanatları Bölümü, Tiyatro Anasanat Dalı Öğretim Görevlisi

Selçuk Borak – Koreograf

Prof. Dr. Selçuk Erez – Jinekolog, İstanbul Tabip Odası Başkanı

Serap Eyüboğlu – Oyuncu, Yönetmen, Eğitmen

Sevinç Erbulak - Tiyatro, Sinema ve Dizi Oyuncusu, Müjdat Gezen ve Erbulak Akademi Sahne Uygulaması Eğitmeni

Tijen Par – Oyuncu, Öğretim Görevlisi

Tülay Erünsal - İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Kadın Kurulu Başkanı, Radyo Yapımcısı ve Sunucu

Yıldız Tunbul – Uluslararası Opera Sanatçısı, Ses Eğitmeni

HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ

 

19 Şubat 2015 Perşembe

Hadi, ‘Paşa Paşa Tiyatro’ya!

19 Şubat 2015
İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun yeni oyunu “Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa”, Anadolu’ya ilk tiyatroyu götüren zamanın Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa’nın bürokrasiyle mücadelesini anlatıyor. Müzikli komedi tarzındaki oyun, sezonun en çok seyirci toplayan yapımlarından biri. 

İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun bu sezon sahneye taşıdığı “Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa” oyununun galası geçtiğimiz hafta yapıldı fakat oyun, beş aydır 56 kez izleyici karşısına çıktı. Önce ekim ayında İstanbul’da Küçükçekmece Cennet Kültür Merkezi’nde, sonra Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde izleyiciyle buluştu, ardından da hemen Anadolu turnesine çıktı. Elazığ, Malatya, Bursa, Gaziantep, Sakarya ve Kahramanmaraş’ı dolaştı. Gittiği her şehirde izleyicinin teveccühü ile karşılaştı, salonda boş yer çok az kaldı. Oyun yine turnede. Bu hafta sonu 20 Şubat’ta bir, 21 Şubat Cumartesi günü ise iki temsil olmak üzere Zonguldak AKM’de sahnelenecek.TİYATRO DELİSİ PAŞA’YA TEŞEKKÜR
Bu turneler, oyunun 33 yaşındaki genç yazarı Gökhan Eraslan için iki nedenden dolayı çok anlamlı. İlki, inşaat mühendisliği okumak için İstanbul’dan Zonguldak’a giden Eraslan, ilk oyununu Zonguldak’ta izlemiş ve tiyatroyu burada sevmiş. İnşaat işlerini bırakıp İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Tiyatro okumaya karar vermiş. İkinci nedeni ise oyunun konusuyla ilgili. Anadolu’ya ilk tiyatroyu kuran Ahmet Vefik Paşa’nın bir bürokrat olarak bürokrasiyle mücadelesini anlatan oyunun, büyük şehirlerden ziyade Anadolu’da sahnelenmesi yazar için çok kıymetli.

 Oyun, Ahmet Vefik Paşa’nın Fasulyeciyan Tiyatrosu’nu sahiplenmesiyle başlıyor. Ahmet Vefik Paşa, Bursa’ya vali olarak atandığında Fasülyeciyan Kumpanyası’nın şehirde turnede olduğunu öğrenir. Önce onları gizli gizli izlemeye gider. Sonra Fasülyeciyan’lardan şehirde sürekli kalmalarını ister ve Bursa’da bir sahne kurulmasına öncülük eder. Fakat bu o kadar kolay olmaz. 

Gökhan Eraslan, “Ahmet Vefik Paşa, bir tiyatro delisidir. Eğer bizler, bugün tiyatro yapabiliyor ve sizler de bu sahnelerde onları izleyebiliyorsanız, bunda en büyük pay sahiplerinden biri de Ahmet Vefik Paşa’dır. Bir yazar olarak, bu oyun Ahmet Vefik Paşa’ya naçizane teşekkürümdür.” diyor. 

Eraslan Paşa’ya teşekkür etmekte haklı çünkü Paşa, kendisine çok şans getirmiş. Hayatının her döneminde Ahmet Vefik Paşa ile yolu kesişmiş Eraslan’ın. Çocukluğu Fındıkzade’de Ahmet Vefik Paşa Caddesi’nde geçmiş, üniversitede bitirme tezini Ahmet Vefik Paşa ve Bursa Osmanlı Tiyatrosu üzerine yapmış, yazdığı bu oyunla 2012’de Bursa’nın Osmangazi Belediyesi ve Bursa Devlet Tiyatrosu’nun ortaklaşa düzenlediği Feraizcizade Mehmet Şakir Oyun Yazma Yarışması’nda ikincilik ödülü kazanmış. Gökhan Eraslan’ın yazdığı Mutlu Güney’in yönettiği müzikli komedi “Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa” yaklaşık 40 kişiden oluşan kalabalık bir kadro ile sahneleniyor. Oyun, Zonguldak’tan sonra İstanbul’da Cennet Kültür Merkezi’nde izlenebilir. 

Moliere’yi Türkçe konuşturan Paşa
Osmanlı devlet adamı, diplomatı, çevirmen ve oyun yazarı Ahmet Vefik Paşa, 1879-1882 yılları arasında Bursa Valiliği yapar.  Bursa’ya geldiğinde 50’li yaşlarındadır (d.1823-ö. 1891) Görevi süresince Bursa’nın yol ve caddelerini Paris Belediye Başkanı George Euègene Haaussmann’dan esinlenerek düzenler. Hükümet konağı, memleket hastanesi, belediye ve tiyatro binası yaptırır. Ahmet Vefik Paşa’nın kurduğu bu tiyatro, İstanbul dışında Anadolu’da kurulan ilk tiyatrodur. Devlet adamlığı dışında Moliere çevirmeni olarak tanınan Ahmet Vefik Paşa, yazarın 16 oyununu Osmanlı Türkçesine çevirip bastırır. 3851 adet kitabın yer aldığı, her dilden eserin bulunduğu kütüphanesi o dönemde İstanbul’un en zengin kütüphanesi olarak nam salar. 1882’de valilikten alınan Paşa, bir süre daha devlet kademelerinde çalıştıktan sonra emekliye ayrılır ve vefat edene kadar Rumelihisarı’ndaki evinde edebî çalışmalarına devam eder. Mezarı Rumelihisarı Kayalar Mezarlığı’nda bulunuyor.






HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ