16 Aralık 2019 Pazartesi

Doğumhane kapısında gözaltına alınan pembe başörtülü anne konuştu

16 Aralık 2019 
Fadime Günay, doğumhane kapısında gözaltına alınan ilk anneydi. Bir sembol olan fotoğrafını, yaşadıklarını, gözaltı kararını veren kadın savcıyı BOLD’a anlattı.



Fadime Günay (31), Tenkil sürecinde doğumhane kapısında gözaltına alınan ilk annelerden biri. Onu pembe başörtüsünden hatırlayacaksınız. İki büklüm olmuş halde, yüzündeki acının yansıdığı o kare sürecin sembollerinden oldu. Fotoğraf Alanya Adliyesinin önünde çekildi. Tarih 30 Ocak 2017, saat 14.30 civarıydı. Fadime Günay’ın bir kolunda kadın polis memuru, diğer kolunda annesi ve onun kucağında da gece yarısı 1.30’da normal doğumla dünyaya getirdiği kızı Beyza vardı.

Doğumdan henüz çıkmış lohusa kadın, eşikteki iki küçük basamağı çıkmaya çalışıyordu. Ama adım dahi atamayacak haldeydi. 6 dikişi bulunan bir kadının o an yaşadığı acı, stres ve sıkıntı herkesi derinden etkilemişti. Kamuoyunda büyük bir tepki oluştu ve Fadime Günay ifade için götürüldüğü adliyede 5 saat bekletildikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Günay o gün şanslıydı ama daha sonra birçok hamile kadın aynı şeyi yaşadı, yaşamaya devam ediyor. Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Günay, hamile tutukluların sesi soluğu olmak için yaşadığı o anları BOLD Medya’ya anlattı:

15 TEMMUZ’DA ÜÇ AYLIK HAMİLEYDİM

“27 yaşında evlendim. 30 Temmuz 2015’te. Bir yandan okuyordum, öğrenciydim, bir yandan evhanımı oldum. 15 Temmuz olduğunda 3,5 aylık hamileydim. Eşimle evimizdeydik, herkes gibi. Eşim işletme mezunu. 15 Temmuz’dan sonra kapatılan okullarda işçi olarak çalışıyordu. İşsiz kalınca bir kafede garsonluk yapmaya başlamıştı. Biz de o günlerde iş yerine yakın bir yere taşınmıştık. 15 Temmuz’dan 3 ay sonra Kasım 2016’da eşimi oradan da çıkardılar, eski iş yerlerini bahane ederek. Hakkımızda herhangi bir arama ya da ihbar olduğunu da bilmiyorduk.

O süreçte ben zaten sürekli hastaneye gidip geliyordum. Antalya’da Akdeniz Şifa Hastanesine, Alanya’da da yarı özel olan Başkent Hastanesine hamileliğim sürecinde hep gittim. Hani bir yere kaçtığımız yok bir şey yok, öyle bir fikrim olsa hastaneye gitmezdim.

DOĞUM OLDU, KIZIMI KUCAĞIMA ALDIM…

Eşim işsiz kalınca kirayı ödeyememeye başlamıştık. Doğum yaklaşınca annemin yanına Alanya’ya yerleştim. Ocakta doğum yapacaktım. Yine kontrollere gidiyordum. Her hafta kontrole gittiğim hastanede hiçbir sıkıntı yaşamadım. 28 Ocak 2017’de saat 22.00 gibi doğuma gittim. Alanya Başkent Hastanesine. Giriş işlemleri yapıldı. Saat 1.30’da doğum yaptım. Normal doğumla kızım dünyaya geldi. Çocuğumu kucağıma aldım ama insanın içinde bir sıkıntı olur ya… Öyle bir haldeydim. Çocuğu alıyorsunuz, seviniyorsunuz, annem de yanımda ama farklı bir ruh halindeydim. Anlatamıyorum şu anda, çok değişikti. Sabaha karşı saat 5-6 gibi koridordan sesler geldi. Anneme bakmasını söyledim. Bir şey yok, şapkalı birileri var dedi sadece.

Fadime Günay, kızı Beyza ile birlikte bu kareyi çektirdikten kısa bir süre sonra gözaltına alındı. Alanya Başkent Hastanesi, 29 Ocak 2017.


4 POLİS BİRDENBİRE ODAMA GİRDİ

Saat 6.30-7.00 gibiydi. Odama polisler girdi. Sanırım 4 kişilerdi. Bir anda korkuyorsunuz tabi ne oluyor diye. Yeni doğum yapmışım, o saatte odama giriyorlar, ne olduğunu sormak istedim. Kontrol sürecinde değil de tam doğumda gelmeleri çok kötüydü. TC’mi verdiysem demek ki buradayım. O yüzden tepki göstermiştim. Fetö vs dediler… Ben de ne fetösü diye söyleyince, ‘Ne dikleniyorsun, diklenmeye senin hakkın yok, gözaltındasın” dediler.

Saat 7.30 gibi yanımda bir kadın polis kaldı, diğerleri gitti. Kapıda hastane yetkilileriyle konuşmalarını duydum, 14.30’da çıkış verilecek dediler. Doğumdan daha 24 saat geçmeden çıkış verilmesi görülmüş bir şey değildir. Yanımda annem var ve o benden daha kötü oldu, ona moral vermeye çalıştım. Doğumdan yeni çıkmışım, halsizim, bitkinim ama inanın o anları bile yaşayamadım.


KADININ HALİNDEN EN İYİ KADIN ANLAR DİYORSUNUZ AMA…

Daha sonra polis değişimi oldu ve başka bir bayan polis geldi sonra. Çıkış verilmesi saçma, dedi. Yardımcı olmak isteyen polisler de vardı. Hem hastaneden çıkış verilecek hem de nezarete konulacaktım. Doğum yaptığım gün pazar günüydü ve savcı o gün nezarete götürülmemi istemişti. Savcının bayan olması da bana çok ağır gelmişti. Yıkılmıştım o an. Bir kadının halinden en iyi kadın anlar diyorsunuz ama… Hastaneden alınıp nezarete konulmamı istemiş. Sosyal medyada tepki olunca bundan vazgeçtiler.

Ertesi gün 30 Ocak 2017 Pazartesi günü saat 14.30 gibi Alanya Adliyesine götürüldüm. Fotoğraf kapıdan girerken çekilmiş. 17.00’e kadar orada bekledim. SEGBİS ile Antalya’da hakim karşısına çıkacaktım. Normalde oraya çocuk almıyorlarmış, ama aldılar. Kızımı emzirmem gerekiyordu. Herkes tuhaf tuhaf bize bakıyor, gelen geçen soruyor. Daha 1 günlük çocukla adliyede bu kadın ne yapıyor diye şaşırıp kalmıştı herkes.

POLİS EŞLİĞİNDE İKİNCİ GECE

Sonra mahkeme salonuna aldılar beni. Katip, halimi görünce ‘kendini acındırmaya çalışıyor’ gibi bir şeyler söylemiş. Polis memuru da ‘yeni doğum yapmış bir kadın, normal’ dedi. Sonra bana sordu, ‘burada da beklemeniz gerekebilir, ayakta olacaksınız, dayanamayacak gibiyseniz isterseniz erteleyelim’ dediler. Ben yok dedim, ifademi vermek istedim.

18.00’e kadar bekledik, o gün olmadı. Tekrar hastaneye gittik. Bir gece daha polisler eşliğinde gece geçirdik. Ertesi gün saat 10.00’da tekrar gittik. İki buçuk gibi hakim karşısına çıktık. Hakim durumumu bildiği için oturmamı söyledi. Okula gittin mi, üniversitede orada mı okudun, yurtta kaldın mı gibi klasik soruları sordular. Sonra imza karşılığı bıraktılar ama ama bu olmaya da bilirdi. Sosyal medyada duyurulması etkili oldu. Ama dosyam kapatılmadı, tutuksuz yargılandım. Haftada bir gün imzam vardı. 6 yıl 3 ay ceza verdiler. Dosyam Yargıtay’da.

FOTOĞRAF ÇEKİLİRKEN HİÇ FARK ETMEDİM

Fotoğrafa daha sonra bakınca şükrettim. Hamd olsun evdeyim, kızım yanımda dedim. Allah’a çok şükür başka bir sağlık sorunu yaşamadım. Pembe başörtümü, özel olarak o gün için hazırlamıştım. Polisler götürürken taksam çıkarsam mı diye düşündüm ama sonra takmaya karar verdim. Yarım kalan birçok duygu vardı içimde… Fotoğraf çekilirken de hiç fark etmedim. Orada iki basamaklı bir merdiven vardı. Adım attığımda sancı girmişti. O sancının acısı yüzüme yansımış olabilir. 6 dikiş atılmıştı. İlk çocuğum, ilk kez doğum yapıyorum, vücudunuzun neye nasıl tepki vereceğini ben de o gün yeni öğreniyordum. Doğum zor oldu, şöyle, ben duygularını, acılarını çok belli eden bir insan değilim, o fotoğrafa nasıl yansımış, ben de açıkçası şaşırdım. Doğum yapacağım zaman da annem de hemşire de inanmadı, emin misin sancın var mı diye sormuşlardı. O anda belki daha da güçleniyor insan. Koşturmam gereken daha bir çok olay yaşadım."

KIZIMIN KIRKI ÇIKMAMIŞTI, BABAMI TUTUKLADILAR

Beyza Günay

Fadime Günay serbest bırakılır ama sıkıntıları bitmez. Temizlik görevlisi annesi, kamyon şoförü babası ve eğitim kurumlarında işçi olarak çalışan eşi peş peşe tutuklanır.

“Kızım 35 günlüktü, daha 40’ı çıkmamıştı, babamın banka hesapları bloke oldu. Nedenini öğrenmek için karakola gitti, babamı orada gözaltına aldılar. Bir hafta Antalya KOM’da gözaltında kaldı. Tek başına tutuldu nezarette. Ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Bilgi de verilmiyor. Biz orada olduğunu biliyoruz, burada öyle biri kalmıyor diyorlar. Sonra tutuklandı. Beş dakika sürmedi mahkemesi, dosyanın içeriğine bakmadan, savunmasını dinlemeden, söz hakkı vermeden… Sırf Tokatlılar Derneğine üye diye tutuklandı babam. Yöresel bir dernek ve Bank Asya gerekçe gösterilecek tutukladılar. Hiç içeriğine bakmadan, babamın savunmasını dinlemeden karar verildi. 4 ay Antalya Döşemealtı L Tipi Cezaevinde kaldı. Cezaevinde vertigo hastası oldu, prostat çıktı. 54 yaşında bir adam. Şu an babam beraat etti.

HİZMETLİ OLARAK ÇALIŞAN ANNEMİ BİLE ALDILAR

“Üç kardeşiz, ben en büyüğüm. Babam içerideyken Kadir gecesinden bir gün önce, Ramazan’a denk gelmişti, annemi aldılar. Annem de kapatılan Alanya Ufuk Fen Lisesinde temizlik görevlisi olarak çalışmıştı. Kayyım atanınca annem zaten işten çıkartılmıştı. En son 2 aylık maaşı kalmıştı, onu bile alamamıştı. Hak talep edemedi ki 16 yıl çalıştı. Bunca yılın tazminatını da hiç vermediler. Sonra başka bir yerde yine temizlik işi yapıyordu. O sabah tam işe gidecekken kapıyı açıyor, karşısında polisleri görüyor. Erkek kardeşim bu sıkıntılar yüzünden kaza yaptı. Annem hem ona bakıyor, hem çalışıyordu. Annemi de 3 gün tuttular, onu da imzayla bıraktılar.

Kızım bir yaşına girdiğinde eşimi de tutukladılar. O da 5 ay kaldı Antalya Cezaevinde. Kapatılan kurumlarda sigortası bulunduğu için aldılar. Biz kimseye kötü bir şey yapmadık…"
Beyza Günay, 29 Ocak 2020’de 3. yaşına girecek.





Fadime Günay, eşi Antalya Döşemealtı Cezaevinde tutukluyken kızıyla gittiği bir görüş gününde.