4 Nisan 2019 Perşembe

Karaciğer nakli yapılan tutuklu öğretmen Engin Kara'nın eşi Olcay Kara: Eşimin durumu kritik, Anayasaya göre cezasının ertelenmesini istiyoruz

4 Nisan 2019 
Karaciğer nakli yapılan tutuklu öğretmen Engin Kara için kritik dönem başladı. Eşi Olcay Kara endişeli: Temiz, stressiz, hijyenik bir ortamda tedavisine devam edilmezse ölümle sonuçlanabilir. 20 kişilik koğuşta 44 kişi kalıyorlar. Eşim cezaevine dönmemeli.



5 Şubat 2017'de tutuklanan, 22 yıllık öğretmen Engin Kara'ya önceki gün Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'nde karaciğer nakli yapıldı. Oğlundan alınan karaciğerin yüzde 70'i babaya nakledildi. Doktorların ifadesine göre ameliyat başarıyla gerçekleştirildi fakat karaciğerin uyum süreci kritik bir dönem. 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Engin Kara'nın mikrop kapmaması için tedavisine hijyenik ve sağlıklı bir ortamda devam edilmesi gerekiyor. Oysa Ordu E Tipi Cezaevi'nde 20 kişilik koğuşta 44 kişi kalıyorlar. TC. Anayasası'na göre hasta tutukluların cezalarının ertelenmesi kanunda açıkça belirtiliyor. Engin Kara'nın eşi Olcay Kara bu talebi yetkililere ilettiklerini söylüyor. Telefonda görüştüğüm Olcay Kara yaşadıkları süreci anlattı:

BİR İTİRAFÇI ADINI VERDİ DİYE...

Benim eşim 22 yıllık öğretmen. Türkiye'nin birçok yerinde görev yaptı. Dershane öğretmeniydi. Genel müdürdü bir taraftan. Onu sevmeyen, yardımının dokunmadığı, işini halletmediği kimse yoktu. Ordu'dan bir itirafçının ismini vermesiyle içeri alındı. Oğlunu Gülen Cemaati'nin okullarına gönderdiği için, Bank Asya'da parası olduğu için tutuklandı. Bunlar 2,5 yıl önce Türkiye'de suç değildi. 26 aydır haksız bir şekilde cezaevinde eşim.

ÖNCE KOLUNDA BİR ÇATLAMA OLUYOR

Ordu E Tipi Cezaevi'ne ilk girdiği günlerde tahliye olan biri, sevincini paylaşmak üzere eşimin boynuna atlayınca yere düşüyorlar ve kolunda bir çatlama oluyor. Revire gitmişler aslında, ama çok üstünde durulmamış. Eşim de zaten pek ilgilenilmiyor diye 16 ay kadar hiç revire gitmemiş. O süreçte bacaklarında şişmeler, yüzünde sarılık-beyazlık oluyor. Hapiste güneş görmüyorlar, hareket edemiyorlar, D vitamini eksikliği diye düşünmüştük. Aklımıza başka bir ihtimal gelmemişti.


SİROZ TEŞHİSİ KONULDU, OĞLUMUN KARACİĞERİ NAKLEDİLDİ

Son dönemde vücudunda benek benek yaralar çıktı, anlayamadık çok durumu. Oysa bunların hepsi karaciğer hastalığının belirtisiymiş. Kaşıntı ve yaralar artınca doktora tekrar çıkıyor. Ordu Devlet Hastanesi'nde bir bayan doktorun dikkatiyle önce kemik kanserinden şüpheleniyorlar. Sonra siroz teşhisi konuluyor. Zaten sirozun üç evresi varmış. İlk iki evre enjektör tedavisiyle iyileşebiliyor. Üçüncü evre nakil gerektiriyor. Eşimin karaciğeri o durumdaydı. Bir hafta kadar Ordu Devlet Hastanesi'nde kaldı. İş ciddiye binince Ordu'da nakil imkanı olmadığı için Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'ne sevk edildi. Burası nakil konusunda çok başarılı bir hastane. İyi ki gelmişiz, ameliyat başarılı geçti.

NAKİL OLUP ENFEKSİYON KAPAN HASTALAR VAR 

Vücudunun vereceği tepkiye göre, karaciğerin uyup sağlayıp sağlamamasına göre eşimin bir ay mı olur, iki ay mı olur artık hastanede kalması gerekiyor. Çünkü hastanede karaciğer nakli yapılmış ve sonra enfeksiyon kapmış hastalar var. Eşim şu an kritik bir dönem geçiriyor. Bakım çok önemli. Karaciğeri ölmüştü eşimin.

CEZA ERTELEME DİLEKÇESİ VERDİK, ÜMİTLE BEKLİYORUZ

Savcılığa ceza erteleme dilekçesi verdim. Eşim hükümlü olduğu için cezasının infazı için 1 yıl erteleme istedik. İnfaz koruma dilekçesinin de işleme konulduğunu söylediler. Ordu Cezaevi hastaneden, dilekçeden dolayı hasta bildirim raporu istedi. Bir ay içinde cevabın elimize ulaşmasını bekliyoruz. Doktorların ifadesine göre eşimin enfeksiyon kapma riski çok yüksek ve en ufak bir komplikasyon ölümle sonuçlanabilir. Ameliyatın tekrarlanma tehlikesi doğabilir. Bu yüzden cezasının ertelenmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Daha önce karaciğer nakli yapılan ve tekrar cezaevine gönderilen bir hasta ihmaller sonucu hastalığı kansere dönüştü. Ailesi korku içinde. Son günlerini yaşadığını söyledikleri başka bir vaka daha var. Bu durumların göz önünde bulundurulmasını istiyoruz.

Bize bekleyin ve gelişmeleri takip edin dendi. Biz de endişeli ama ümitli bir şekilde bekliyoruz. Bu ameliyat bitmiş bir ciğere bir operasyon için yapıldığından daha da önem arz ediyor. Temiz, stressiz, steril bir ortamda devam etmezse ölümle sonuçlanabilir. Eşim cezaevine dönmemeli. Yoğun bakım ana girişinde her gün 4 jandarma bekliyor. Onlar da işlerini yapıyor. Kimseden şikayetim yok.

20 KİŞİLİK KOĞUŞTA 44 KİŞİ KALIYORLAR

Eşim 2 yıldır Ordu E Tipi Cezaevi'nde bulunuyordu. 5 Şubat 2017'de tutuklandı. 6 yıl 10 ay hapis cezası verildi. 20 kişilik koğuşta 44 kişi kalıyorlar. Dört kişinin yatağı yok. Gecenin bir yarısına kadar biri yatıyor, sonra o kalkıyor, diğeri yatıyor. 44 kişilik yerde 2 tuvalet var. Sıraya giriyorlar. 1,5 saat sonra sıra geliyor bir kişiye. Sonra günlük suları kesiliyor. Günde 5 saat su veriyorlar. Farklı farklı zamanlarda. Gün içinde 10 dakika sıcak su veriliyor. Genelde tavuk yemeği çıkıyormuş, eşim onu yiyemiyor. Cezaevi şartları hastalar, ameliyatlı insanlar için uygun değil. Eşimin cezasını ertelenmesi gerekiyor. Zaten TC. Anayasası'nda hasta tutuklularla ilgili kanun var. Bunun uygulanmasını istiyoruz.