engelli tutuklular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
engelli tutuklular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2019 Salı

Felçli Yavuz Selim Öğretmen 950 gündür cezaevinde tutsak!

3 Aralık 2019 
Yüzde 54 ortopedik engelli, kulağı duymayan ve ileri derecede böbrek hastası olan Yavuz Selim Burgu, 950 gündür Kayseri Bünyan Cezaevinde tutuklu.
Davası görülürken hakimin “Sakatsın ayağa kalkamıyorsun zaten, otur” dediği matematik öğretmeni Yavuz Selim Burgu’nun eşi Rukiye Burgu, bir engelli eşi olarak yaşadıklarını sosyal medyadan paylaştı.

“Keşke sosyal medyada sevgi pıtırcıklı, engelli adayıyız tweetleri ile sorun çözülse. Yüzde 54 ortopedik engelli, kulağı duymayan, ileri derecede böbrek hastası 950 gündür cezaevinde. 950 gün uzun bir zaman. Engelli bir adam için daha uzun. 5275 sayılı yasa ne zaman uygulanacak” dedi.

Eşinin cezaevinde 3 kez düştüğünü ifade eden Rukiye Burgu, ciddi bir sorun oluşmadığı için şükrettiğini ifade etti.

YERİNDEN KALKIP ÇAY BİLE ALAMIYOR


Dünya Engelliler Günü ile ilgili oğluna verilen ödevi görünce çok üzüldüğünü ve uzun süre etkisinden kurtulamadığını belirten Rukiye Burgu, “Oğlumun ödevi #dünyaengellilergünü ile ilgiliydi. Konusu engellilerin karşılaştıkları sorunlar ve yaşadıkları mağduriyetler. Yerinden kalkıp çayını bile alamayan, buna rağmen 32 aydır tutuklu, felçli bir babanın çocuğu olarak ne yazdı ödevine cesaret edip bakamadım.” ifadelerini kullandı.

5276 sayılı Ceza İnfaz Kanuna göre cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyen tutukluların cezası ne olursa olsun hasta iyileşinceye kadar ertelenmesi gerekiyor.

Yavuz Selim Burgu, Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklandı ve 8 yıl 9 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onaylandı. Yavuz Selim Burgu’nun cezaevinde yaşadıklarını ilk insan hakları savunucu ve HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu gündeme getirmişti.

Cezaevinde üç kez düşen Yavuz Selim Burgu, çayını bile alamayacak kadar hasta bir tutuklu.







5 Eylül 2019 Perşembe

Savunması bile alınmayan yürüme engelli KHK’lı öğretmen hapse girdi

5 Eylül 2019 
KHK ile ihraç edilen öğretmen Muhammed Koşar, İstinaf Mahkemesi cezasını onayladığı için bu sabah tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eşi Fatma Koşar, "Bu haksızlığa herkes ses çıkarsın" dedi.

Koşar çiftinin Betül (18), Azra (14), Fatih Burak (8) adında 3 çocuğu bulunuyor. 

2 yaşındayken çocuk felci geçiren ve koltuk değneği kullanan sınıf öğretmeni Muhammed Koşar (46), Bank Asya hesabı ve dernek üyeliği gerekçe gösterilerek, savunma dahi yapamadan 1 yıl 13 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İstinaf Mahkemesi tarafından 15 Mayıs 2019'da cezası onaylanan Koşar, bu sabah Adana'daki evinde gözaltına alınarak Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevine gönderildi. 3 çocukları bulunan Koşar çifti, sıkma börek satarak geçiniyorlardı.

Koşar'ın tutuklandığını TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu sosyal medya hesabından duyurdu. Gergerlioğlu, "Muhammed Koşar, KHKlı engelli öğretmen, koltuk değnekli. İşinden attılar yetmedi. Bank Asya'da kendi hesabına miras parasını yatırdığı için mahkeme 2 yıl 1 ay cezaya çarptırdı! Börek satarak zor bela geçimini sağlıyordu, 3çocuk babası bugün cezaevine giriyor Allah yanınıza bırakmasın." dedi.

Muhammed Koşar, İstinaf Mahkemesine Bank Asya ile davalık olduğunu, hesap hareketlerindeki değişikliklerin miras paylaşımından kaynaklandığını ifade etmesine rağmen sonuç değişmedi.

19 yıllık sınıf öğretmeni Muhammed Koşar 1 Eylül 2016'da 672 Sayılı KHK ile ihraç edilmişti. Betül (18), Azra (14), Fatih Burak (8) adında 3 çocuğu bulunan Koşar, eşi Fatma Koşar ile birlikte Adana'da sıkma börek satarak ailesini geçindiriyordu. Eşi Fatma Koşar, "Eşim neden tutuksuz yargılanmıyor? Cezaevleri engellilere uygun değil. Savunmasında kaç kere Bank Asya'da neden hesap açtığını anlattı. Bu haksızlığa herkes ses çıkarsın." dedi.

CEZAEVLERİ ENGELLİLERE UYGUN DEĞİL

Türkiye'deki cezaevleri engelli tutuklular için uygun değil. Özellikle iki katlı koğuşlarda yaşamak zorunda bırakılan engelliler, başkalarının yardımına ihtiyaç duymadan hayatını idame ettirmekte zorlanıyor.

5275 sayılı Ceza İnfaz Kanununa göre, cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyen tutukluların, cezası ne olursa olsun hasta iyileşinceye kadar ertelenmesi gerekiyor.

Hapse girmeden önce röportaj yaptığımız Muhammed Koşar (46), Tenkil sürecinden sonra maruz kaldığı haksızlıkları BOLD Medya'ya anlatmıştı.




19 Mart 2019 Salı

28 Şubat’tan 15 Temmuz’a hukuksuzluğa direnen bir ailenin öyküsü..

18 Mart 2019
28 Şubat mağduru bir eş, aile engellemesine rağmen engelliyle yapılan evlilik, 15 Temmuz’da ihraç. Ve şimdi engelli eşinin cezaevinde kötüleşen sağlığı için mücadele…





Ortopedik engelli Yavuz Selim Burgu, Eylül 2016’da Bylock suçlaması nedeniyle gözaltına alındı. Sağlık durumu nedeniyle adli kontrolle serbest bırakıldı. Nisan 2017’de, içeriğinde yine Bylock’tan başka bir şey olmayan ‘mahrem imam operasyonu’yla tekrar gözaltına alındı ve bu kez tutuklandı. Tutuklandıktan 10 ay sonra ilk mahkemesine çıkan Burgu, 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı ve tutukluluğunun devamına karar verildi. Dosyası şu an Yargıtay aşamasında.

5275 sayılı Ceza İnfaz Kanununa göre, cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyen tutukluların cezası ne olursa olsun hasta iyileşinceye kadar ertelenmesi gerekiyor. Fakat bu yasa, iki yıldır Kayseri Bünyan Cezaevi’nde bulunan Yavuz Selim Burgu için uygulanmadı. Özellikle ‘Cemaat operasyonları’ kapsamında tutuklananlara hiç uygulanmıyor. Türkiye cezaevlerinde yaklaşık 1154 hasta ve engelli tutuklu bulunuyor.

Cezaevlerindeki imkansızlıklar engelli ve hasta tutukluların durumunu daha da ağırlaştırıyor. Nitekim Burgu da iki yıl cezaevinde kalınca geçtiğimiz hafta Kayseri Devlet Hastanesi’nde böbrek ameliyatı olmak zorunda kaldı.

Eşi Rukiye Burgu, “Böbreğinde taş vardı fakat herkeste olduğu gibi ciddi bir şey değildi. Ama iki yıldır cezaevinde kaldığı için taş büyüdü. Çünkü orada hareket etmekte zorlanıyor. Koğuşlar iki katlı. İki koltuk değneğiyle iki katlı bir koğuşta yaşamak eşim için kolay değil. Sürekli su içmesi gerekiyordu, yapamadı. Böylelikle taş büyüyünce doktor alma kararı verdi” diyor.

Ameliyattan birkaç gün sonra, 15 Mart 2019’da tekrar cezaevine gönderilen Yavuz Selim Burgu, sürekli fizik tedavi olmak zorunda olan bir engelli. Sol bacağında his kaybı var ve bu nedenle sol bacağını kullanamıyor. Tüm vücut sağlam bacağına yüklendiği için sağ bacağında da zaman içinde problem başladı ve ameliyat edildi. Sağlam bacağını kaybetmesi demek tekerlekli sandalyeye mahkum olması anlamına geliyor. Ayrıca bir kulağında işitme kaybı bulunuyor.

SAKAT OĞLUNA BAKICI MI ARIYORSUN!”

1976 Kayseri doğumlu olan Yavuz Selim Burgu, ilkokulu annesinin sırtında okula gidip gelerek okumuş bir matematik öğretmeni. Burgu 2 yaşındayken çocuk felci geçiriyor ve uzun bir süre yürüyemiyor. Annesi oğlunu kayıt için, Kayseri merkezdeki ilkokula götürünce müdür yardımcısı ‘sen sakat oğluna bakıcı mı arıyorsun, niye buraya getirdin. Nasıl okuyacak bu halde?’ diye annesini azarlıyor. Oysa kayıt yaptırılmayan Yavuz Selim Burgu, o sırada okumayı kendine kendine öğrenmiş, üç basamaklı çarpma işlemlerini yapabilen bir çocuk. Okuma yazması olmayan annesi, öğretmen komşularına yalvararak kayıt yaptırabiliyor.

Başarılı bir eğitim hayatının ardından Sakarya Fen Edebiyat Fakültesi Matematik bölümünü bitiren Burgu, yüksek lisansını Cumhuriyet Üniversitesi Tarih bölümünde tamamlıyor. Anadolu Selçukluları adlı bir kitabı da var. Bankacı, daha sonra da devlet memuru olan eşi Rukiye Burgu ile 12 sene önce yaptıkları evlilikten 9 yaşında bir çocukları bulunuyor.

EŞİMLE EVLENMEK İÇİN ÜÇ YIL MÜCADELE ETTİM

“Eşimi tanıdığım ve onunla evli olduğum için çok mutluyum.” diyen Rukiye Burgu, eşiyle evlenebilmek için üç yıl mücadele ettiğini ifade ediyor. İstanbul’da yaşayan ve bankada çalışan bir genç kızı ailesi Kayseri’ye, üstelik engelli! birine vermek istememiş. Ama sonra ‘annem benden daha çok sevdi damadını’ diye anlatıyor Rukiye Burgu: “Eşimle ben Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde İşletme okurken tanıştık. Biz İstanbul’da yaşıyorduk, evlenmek istediğimi ailemle paylaştım, ailem 3 yıl hayır dedi, engelli olduğu için ama ben vazgeçmedim.”

EŞİ DE KHK İLE İHRAÇ

Kayseri Tapu Kadastro Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan Rukiye Burgu da KHK ile ihraç bir kamu personeli. Burgu ailesi, 15 Temmuz yaşandığında biri öğretmen, diğeri memur olan bir aileydi. O gece Kayseri’de fuar alanında piknik yapıyorlardı. Rukiye Burgu, “Bu ülkede birilerinin canı çok yandı, hiç hak etmediği bir şekilde. Bunu birileri okusun istiyorum. Benim eşim vatanını, milletini seven bir adam. Şimdi vatan haini suçlamasıyla içeride.” diyor.

28 ŞUBAT’TA DA HAKSIZLIĞA UĞRADIM ŞİMDİ DE 

Rukiye Burgu, 28 Şubat’ı en ağır yaşayan öğrencilerden biri. Bugün 28 Şubat’ı sadece bazı başörtülü kadınların sahiplenmesinden de rahatsız:

“Ben İmam Hatip mezunuyum ve 28 Şubat’ın silindir gibi üzerinden geçtiği öğrencilerden biriyim. Bugün bazı başörtülü kadınlar çıkıp sadece 28 Şubat’ı kendileri yaşamış gibi anlatıyor. Okul birincisiyken, o kontenjana alınmamış biriyim. Milli Güvenlik dersine giremediğim için okul birinciliğim elimden alındı. Sonra da katsayı geldi ve ben Cumhuriyet Üniversitesi’nde işletme okudum. Oysa tıp okuyabilecek bir puan almıştım. Şimdi 28 Şubat’ı bazıları sahipleniyor, biz bu işin mağduruyuz diyor. Hayır çok mağdur var. Ve ben şimdi ikinci bir mağduriyet yaşıyorum. Hakkımız, hukukumuz çiğneniyor. Ben Hizmet’e hiçbir şekilde aidiyet duymadım. Eşim ne kadar duyuyor, o kendisiyle ilgili. İnsan haklı tarafta olmalı. Ben 28 Şubat’ta doğru şeyi yaptım. Okuduğum liseyi değiştirmedim, değiştirebilirdim, çünkü kolej sınavlarını da kazanmıştım. ÖNDER’in bursuyla dershaneye gittim. İlim Yayma Cemiyeti’nin yurtlarında kaldım. Şimdi ezmeye çalıştıkları tarafın dershanelerinde okumadım. Bunlar asla suç demek istemiyorum. Şunu demek istiyorum. ‘Biz 28 Şubat’ı yaşadık, şimdi de siz yaşayın’ gibi bir bakış açısı var. E ben 28 Şubat’ı da yaşadım. Doğru yerde olmak lazım. Bunun da her zaman bedeli oluyor.”