Sevgi Sezer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevgi Sezer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2020 Pazar

AYM Sevgi Sezer için ‘yaşam tehlikesi yok’ dedi, doktor kanser ilacı verdi

23 Şubat 2020
Yaşam hakkı ihlal edildiği gerekçesiyle AYM’ye başvuran hasta tutuklu Sevgi Sezer’in başvurusu reddedildi. 3 gün önce tekrar hastaneye götürülen Sezer’e doktor ise kanser hastalarının kullandığı ağrı kesici verdi.

26 Şubat 2018’den bu yana Giresun Cezaevinde bulunan hasta tutuklu Sevgi Sezer için Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru reddedildi. Sırtındaki damarın içinde bulunan 9X5 cm’lik tümör nedeniyle ağrı çeken ve yürümekte dahi zorlanan Sezer için 11 Aralık 2019’da yaşam hakkı ihlal edildiği gerekçe gösterilerek Anayasa Mahkemesine (AYM) başvuru yapılmıştı. 
Giresun Cezaevi ile yazışma yaparak bir sonuca vardıklarını belirten AYM, 20 Aralık 2019 tarihinde verdiği kararında şöyle dedi:

“Başvuru dosyasında bilgiler ve ilgili kurum tarafından Anayasa Mahkemesine gönderilen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, başvurucunun sağlık hizmetlerine erişim imkanına sahip olduğu, ceza infaz kurumunda tutulmasının yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike oluşturduğuna dair bilgi veya bulgunun olmadığı anlaşılmıştır.”

Geçtiğimiz perşembe günü (20 Şubat 2020) Giresun’dan tekrar Samsun Tıp Fakültesi Hastanesine götürülen Sevgi Sezer’e ise doktorlar, “Artık bizim yapabileceğimiz bir şey yok, ameliyat yapılması gerekir. Ama o da riskli.” dedi. Ağrıları için kanser hastalarının kullandığı ilaç verildi.


ABLAM İYİ DEĞİL, AİHM’NE BAŞVURACAĞIZ
Sevgi Sezer’in kızkardeşi Özge Sezer ablasıyla hastane dönüşünden sonra yaptıkları son görüşü anlattı, sağlık durumu hakkında bilgi verdi. AYM’nin kararına anlam veremediklerini ifade eden Özge Sezer, ablasının iyi olmadığını belirterek artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuracaklarını söyledi:

“20 Şubat 2020 Perşembe günü ablam Sevgi Sezer ile kapalı görüş yapabilmek için Samsun’dan Giresun’a doğru yola çıktım. Öğrendim ki ablamı hastaneye Samsun’a getirmişler. Görüş iptal oldu. Sonraki gün gitmek için savcıdan izin aldım. Normalde 45 dakikalık görüşümüz olması gerekirken 30 dakika görüştürüldüm. Ablam hastanede yaşadıklarını anlattı.

1.5 yıldır geldiği Girişimsel Radyoloji bölümündeki doktoru ablama kendi bölümüyle alakalı bir durumunun kalmadığını, tümörün yanında oluşan havuzda biriken kanın durduğunu, daha birikmediğini ve tümörünün büyümediğini söyleyip artık ameliyat olması gerektiğini belirtmiş ve Göğüs Cerrahisi bölümüne sevk etmiş.


AMELİYAT RİSKLİ
Oradaki doktor böyle vakalarla çok karşılaşmadıklarını ve böyle bir ameliyatı her doktorun yapmak isteyeceği bir ameliyat olmadığını yine de alanında uzman doktora sorup yapıp yapmayacağını anlatmış. Ve ablama ‘Bu ameliyatı yaparım ama çok riskli. Ameliyat sırasında olabilecek reaksiyona karşı kanama çok olur ve tüp tüp kan gerekebilir ve bu tümörü kazıdığımda bir yere sıçrama ihtimali de olabilir bu tümörler sinsi olur.’ denilmiş. Ayrıca ameliyattan sonra kolunu kullanamama ihtimali de sözkonusu. En kötü ihtimal buraya yazarken bile elim gitmiyor,masada kalabilirsin demişler.
KANSER HASTALARINA VERİLEN İLACI KULLANIYOR
Zaten cezaevi şartlarının bu ameliyata uygun olmadığını ve bu tümörün bu hale gelmesinin tamamen stres ve sıkıntıya bağlı olduğunu da bizzat doktor söylüyor. Ablam da cezaevindeyken ameliyat olmak istemiyor zaten. Peki ameliyat olana kadar ne yapacak? Onun için de Algoloji bölümüne gönderilmiş. Ağrılarını hissetmemesi için ilaç vermiş oradaki doktor ve bu ilacı verirken ‘bu ilacı kanser hastalarına veriyorum’ demiş. AYM hayati tehlike yok diyor. Doktorlar ablama kanser hastalarının kullandığı ilacı veriyor.”
TÜMÖR DAMARIN İÇİNDE
Cemaat soruşturmaları kapsamında 26 Şubat 2018’de tutuklanan sınıf öğretmeni Sevgi Sezer, kısa bir süre sonra sırtında oluşan ağrı ve şişkinlik şikayetiyle önce Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Burada ameliyat edilmesi riskli bulununca Samsun 19 Mayıs Tıp Fakültesi Hastanesine gönderildi.

Samsun-Giresun arasındaki yaklaşık 3 saatlik yolu hasta haliyle defalarca kez gidip gelmek zorunda kalan Sezer’e 9 ay sonra Vemöz Malformasyon adı verilen hastalık teşhisi konuldu. Sezer, sırtındaki damarın içinde bulunan ve en son 9×5 cm olan tümör ile cezaevi ortamında ağrı çekerek yaşamaya mecbur bırakılıyor.



31 Aralık 2019 Salı

Hasta tutuklu Sevgi Sezer’in annesi: Kızım tedavi edilsin, sağ salim cezaevinden çıksın

31 Aralık 2019 
Sırtında oluşan tümör nedeniyle cezaevinde zor günler geçiren Sevgi Sezer’in annesi Ayşe Sezer, Cumhurbaşkanı, Emine Erdoğan, Adalet Bakanı, savcılar, hakimler ve avukatlara seslendi.

 Hasta tutuklu Sevgi Sezer’in (28) annesi Ayşe Sezer, 22 aydır Giresun cezaevinde kalan kızının son halini görünce perişan olmuş, kendini tutamamış ve Samsun’a evine dönene kadar arabada ağlamıştı. Sosyal medyaya düşen bu videosu herkesin içini dağlamıştı. Cam kenarına oturup hırçın dalgalara seslenen Ayşe Sezer, “Deniz deniz… yavrumu bana getir” diyordu. 

Hasta haliyle, 16 kişilik koğuşta yaşam mücadelesi veren kızının yaşadığı hak ihlaline artık dayanamayan Ayşe Sezer, tedavi için yetkililere çağrıda bulundu. Sezer, “Sayın Cumhurbaşkanı, Emine Erdoğan, Adalet Bakanı, sayın hakimler, avukatlar, savcılar sizlere sesleniyorum. Hepinizin evladı vardır. Kızım hasta, tedavi edilsin. Sırtındaki tümörden dolayı son görüşte sarılamadık birbirimize. Acı çekiyor” dedi.
TÜMÖR DAMARIN İÇİNDE
Cemaat soruşturmaları kapsamında 27 Şubat 2018’de tutuklanan sınıf öğretmeni Sevgi Sezer, kısa bir süre sonra sırtında oluşan ağrı ve şişkinlik şikayetiyle önce Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Amerliyat edilmesi riskli bulununca Samsun 19 Mayıs Tıp Fakültesi Hastanesine gönderildi. Defalarca kez Samsun-Giresun arasındaki yaklaşık 3 saatlik yolu cezaevi aracının içinde defalarca gidip geldi.

9 ay sonra Vemöz Malformasyon adı verilen bir hastalık olduğu teşhis edildi. Sevgi Sezer, sırtındaki damarın içinde oluşan ve gittikçe büyüyen tümör nedeniyle ağrı çekiyor. Son aylarda 9×5 cm olan tümör nedeniyle yürümekte zorlanıyor, annesine, kardeşine sarılmakta bile güçlük çekiyor.

Kızını en son geçen haftaki açık görüşte gördüğünü ve çok kötü olduğunu söyleyen Ayşe Sezer (45), “Kızım okuyordu, derslerinde başarılıydı. Dört dörtlüktü ama ne ile suçlanıyor. O sadece bir sınıf öğretmeniydi. Yazın eve gelirdi, sevinirdim. Yavrum bir gün daha kal derdim. “Anne senin iki kızın var ama benim 24 tane evladım var” derdi. Her pazartesi günü Türk bayrağının altında onlara andını içirirdi. Çok çaresizim. Siz de annesiniz Emine Erdoğan hanım. Ne olur yardım edin. Kızım tedavi edilsin. Başka bir isteğim yok.” dedi.

Sevgi Sezer’in avukatı, 11 Aralık 2019’da müvekkilinin yaşam hakkının  ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yaptı. Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Sezer dosyası ise Yargıtay’da bulunuyor.
BEN YAVRUMU İSTİYORUM
Ayşe Sezer (Sevgi Sezer’in annesi):


Yavrumun sert koltuklarda gidip gelmesi zor oluyor. Yani çaresizim. Ne diyebilirim ki… Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ve Emine Erdoğan’a sesleniyorum. O da bir anne. Ben yavrumu istiyorum. Yarından sonra yeni bir yıla giriyoruz. 2018, 2019 beni çok ağlattı üzdü. İnşallah bana 2020’de hediye olarak gönderirler kızımı.
BİZ BUNLARI HAK ETMİYORUZ
Ben köy okulunda okuttum onu. Sınıf öğretmeniydi yavrum. İlk kalemini de ben almıştım. “Anne ben bu kalemi elime alınca Ayşe, Fatma diye isimlerini söyleyince öğrencilerim ben buradayım diyecek mi” derdi. “Telefonda konuşurken anne ben bir daha bu beyaz önlüğü giyebilecek miyim” dedi.

Giyeceksin tabi ki, hem de en akını EN pakını giyeceksin dedim. Biz bunları hak etmiyoruz.
Bir de silahlı terör örgütü diye söylüyorlar çocuğuma. Köyde düğünlere giderken bile silahlardan korkardı. Ama bugün ne yaşıyoruz maalesef, silahlı terör örgütüyle yargılanıyor. Benim yavrum 22 aydan beri suçsuz yere yatıyor orada. Kime naz ediyor orada. Onun psikolojisi, bizim psikolojimiz bozuldu hep.

Diyecek o kadar kadar çok söz var ki, hep şuramda kalıyor. Adalet Bakanına sesleniyorum. Hepiniz annesiniz, babasınız, ne olur yavrumu tez vakitte sağlığına kavuşturun. Elinizi vicdanınıza koyun. Sesime kulak verin. Sağ salim çıkmasını istiyorum. Sayın hakimler, savcılar, avukatlar sizlere sesleniyorum! 

 ABLAMI İLK DEFA BÖYLE GÖRDÜM


Özge Sezer (Sevgi Sezer’in kız kardeşi):

Ablam cezaevine girdiğinde sırtında misket büyüklüğünde bir kitle oluştu. Birçok kez Giresun’da doktora gitti. Sırtında şiddetli ağrılar ve şişkinlik şikayetiyle. Normal bir insanın doktora bir ya da iki kez gittiğinde öğrenilebilecek rahatsızlığını ablam 9. ayında öğrendi. O da henüz kesinleşmemişti. Adına tümör denilen bu rahatsızlık hepimizi çok tedirgin etti.

Giresun’daki hastane ameliyat olması riskli dedi. Tümör, damarın içinde olduğu için riskliymiş. 9×5 cm büyüklüğündeki tümör, sırtında damarın içinde yer alıyor. Hareketlerini zorluyor. Giresun’daki doktorlar olabilecek kanamaya karşı Samsun’a sevk etti. Ayda bir defa gidip geliyor.

Ablam hasta bir şekilde Samsun’a o sert koltukları olan araçla hiç tanımadığı insanlarla birlikte gitti. Samsun’a ilk gittiğinde de bir sonuç alamayan ablam hep ertelendi, çünkü tutuklu olması engeldi.
Bugüne kadar yapılan tedavilerin hiçbiri işe yaramadı. Doktor ilaçlar işe yaramadığı için yeni bir ilaç kullanmaya başladı. İlaç alkol içerikli olduğu için sırtını yakıyor. Ağır bir ilaç.
SARILIRKEN BİLE ACI ÇEKİYORDU
Koğuşta kıyafetlerini arkadaşları yıkıyordu. Perşembe günü gittiğimiz en sonra görüşte ablamın durumu ciddiydi. Sarılamadık bile. O kadar ağır yürüyordu ki…

Çarşamba günü hastaneye gitmiş. Doktor diğer ilaçlar işe yaramadığı için yeni bir ilaç uygulamıştı. O gün kapı açıldı, geliyorlar ya görüşe, baktım ablam bir türlü gelemedi. Sarılırken bile acı çekiyordu. Ablam güçlü bir insandır. İlk defa onu böyle gördüm.

Son aylara doğru ablamın sırtındaki tümörün kesinleştiği ve 9.5 x 5 cm büyüklüğünde olduğu anlaşıldı ve hala tedaviye başlanmadı. Biz de babamla birlikte sürekli dilekçeler yazdık. Elimizden gelenleri yaptık, maddi durumumuz iyi olmadığı için bir avukat tutamadık.
MAHKEMEYE BÜTÜN BELGELERİ SUNDUK
7 yıl 6 ay ceza verdiler ablama. Karara itiraz ettik İstinaf’a yolladık. İstinaf Mahkeme günü verdi hepimiz o günü bekledik. Ablamın çıkıp bir an önce sağlığına kavuşmasını. Mahkeme oldu, biz öncesinde MR sonucu olsun, ultrason sonucu olsun İstinaf’a dilekçeyle birlikte vermiştik ve çıkacağından çok emindik. Çünkü ablam suçsuz ve hastaydı ve tümörü çok büyümüştü. Doktorlar büyüme sebebi olarak stres, sıkıntı demişlerdi.
Tabi ki kolay değildi ne ablam ne de bizim için ve mahkeme bu hastalığına rağmen cezasını onayladı. Tutukluluğunun devamına karar verildi, hasta olmasına ve suçsuz olmasına rağmen. Bu karar hepimizi derinden üzdü. Vakit kaybetmeden hemen Yargıtaya başvurduk. Şimdi hepimiz Yargıtay’dan gelecek kararı bekliyoruz.
VATANINA MİLLETİNE TERS DÜŞECEK BİR ŞEY YAPMADI
Benim ablam sınıf öğretmeniydi. Hiçbir zaman vatanına, milletine ters düşecek bir şey yapmadı. Okula gittiğinde sabahları Türk bayrağımızın altında İstiklal Marşını okuyan benim ablamdı ve gelin görün ki bugün neyle suçlanıyor… Annem diyabet hastası ablama üzülmekten kendini toparlayamıyor. Babam kalp hastası, her şeyi içine atıyor ve biz her gün bir şey olacak diye korkuyla uyanıyoruz.
ÇARESİZLİĞİN NE DEMEK OLDUĞUNU BU YAŞIMDA ÖĞRENDİM
Ben henüz 21 yaşındayım ve çaresizliğin ne demek olduğunu bu yaşımda öğrendim… İsteğim şu ki bir an önce sesimizin duyulup ablamın tahliye edilip tedavisinin daha iyi şartlarda olması. Orada değil burada, ailesinin yanında. Cezaevinde olduğu sürece önceden de olduğu gibi tedavisinin ertelenme aksatılması mümkün olabiliyor. Bu da ablamda daha çok stres ve sıkıntı oluşturuyor, tümörünün büyümesine neden oluyor.

Ayrıca cezaevine gittiğinde enfeksiyon ve yeterli beslenememe sebebiyle daha da kötü duruma gelebilir ve zaten ablam orada kendi ihtiyaçlarını göremez durumda. Kıyafetlerini yıkayamayacak halde. Lütfen sesimizi duyun, ablam henüz 28 yaşında…

Sevgi Sezer cezaevine girmeden önce.
 
Ayşe, Sevgi, Özge Sezer. Giresun Cezaevi



 

 SEVGİ SEZER’İN SAMSUN 19 MAYIS TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ TANI RAPORU