Sahaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sahaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2015 Cumartesi

Sahaflar, Beyoğlu'ndan Üsküdar'a taşındı

 17 Ekim 2015
Bu yıl sahaf festivalleri peş peşe açıldı. Artık gelenekselleşen ve belli bir kitlesi oluşan 9. Beyoğlu Sahaf Festivali 17 Eylül'de başladı, 9 Ekim'de sona erdi. 90 sahafın katıldığı bu festival kapanır kapanmaz, neredeyse tüm tezgâhlar Üsküdar'a taşındı. Bu yıl ikincisi düzenlenen Üsküdar Sahaf Festivali, geçtiğimiz cumartesi başladı. Geçen sene eylül başında yapılan festival 1,5 ay gecikmeli açılsa da ilk gün olmasına rağmen saat 22.00'ye kadar yoğunluk bitmedi.

Lütfü Seymen (Müteferrika Sahaf)
Üsküdar sahiline kurulan festival çadırında bu sene 70 sahaf ağırlanıyor. Geçen sene 40 dükkân katılmıştı. 70'ten fazla başvuru yapılmış ama ancak bu kadar yer ayrılabildiği için 30 sahaf liste dışında kalmış. İki yıldır Üsküdar Sahaf Festivali'ne katılan Müteferrika Sahaf'ın sahibi Lütfü Seymen, geçen yıl memnun ayrıldığı için bu yıl da Üsküdar'da olmak istediğini söylüyor.

Beykoz, Sarıyer, Kadıköy, Küçükyalı, Beyoğlu, Şişli, Bakırköy gibi İstanbul'un neredeyse tüm semtlerinden sahafların yer aldığı festivalde bu yıl biraz Üsküdar sahaflarına pozitif ayrımcılık yapılmış. Yaklaşık 15 tezgâh Üsküdar'dan. Kırk Ambar Sahaf, Selçuklu Sahaf, İslambol Sahaf ve Ege Sahaf bunlardan birka.ı. Ayrıca festivale ilk kez Ankara'dan iki sahaf katılıyor: Anadolu Sahaf ve Berdelacuz Sahaf.

Festivaller, sonbaharın esintili ve yağmurlu günlerine denk gelince sahaflar biraz zorlanıyor. Beyoğlu'nda yağmurlu günlerde kitap tezgâhlarının üstü hep kapalıydı, bu durum ziyaretçi sayısını epeyce etkiledi. Geçen sene deniz tarafı açık olan Üsküdar çadırının ise bu yıl her yeri tamamen kapatılmış. Lütfü Seymen, Ali Gökhan Tuğ (Anadolu Sahaf) ve Sedat Yardımcı (Gezegen Sahaf), kendilerine bu yıl daha kapalı bir mekân yapıldığı için -yağmur sızıntıları dışında- durumdan memnunlar.
Ali Gökhan Tuğ (Anadolu Sahaf)


‘Kadın Sahaflar' deneyimlerini anlatacak
Üsküdar Belediyesi'nin düzenlediği festivali kapsamında küçük ama arşiv değeri taşıyan paneller yapılıyor. Mesela en eski sahaflardan İbrahim Manav, geçen hafta sahaflıkta geçirdiği 60 yılı anlattı. Hattat Hüsrev Subaşı da babası sahaf İbrahim Subaşı'nı ve Beyazsaray Dersaadet Kitabevi'ni anlattı. Bugünkü programlar da ilgi çekici. Bayram Koç ve Kurtuluş Beyazıt, saat 16.00'da Üsküdar'da sahaf geleneği hakkında bilgi verecek. 18.00'de ise yazar Beşir Ayvazoğlu, araştırmacılar ve sahafları anlatacak. Bu yıl festival kapsamında ilk defa müzayede de düzenleniyor.

Kitap koleksiyonerliğine meraklıysanız yarın 15.00'te yapılacak açık artırmaya katılabilirsiniz. Sahaflığın erkek mesleği olduğunu dair bir algı vardır. Öyle değil tabii. Festivalde dört kadın sahafın tezgâhı bulunuyor. Yirmi yıldır sahaflık yapan Mihrican Keskin (Mihrican Sahaf) ve Selma Güner (Doğa Kitap), yarın 16.00'da deneyimlerini ve mesleğe nasıl başladıklarını anlatacak. Sahaflar Birliği Başkanı Nedret İşli ve Beyoğlu'ndaki Aslıhan Pasajı'nın en eski sahaflarından Halil Bingöl'ün 18.00'deki konuşmalarını da kaçırmamak lazım. Çünkü konu ‘sahaflık hikâyeleri'.

25 Ekim'de sona erecek festivalde önümüzdeki hafta sonu da iki güzel program var: 24 Ekim  Cumartesi / 16.00 “Genç Sahaflar” Konuşmacılar: Ali Bağı, Sedat Yardımcı. 25 Ekim Pazar / 16.00 “Türkiye'de Sahaflık ve Sahaflık Anıları” Konuşmacı: Adil Sarmusak. Festival her gün 10.30-22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. (www.uskudarsahaffestivali.com)
Mihrican Keskin (Mihrican Sahaf)

 HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ
 

12 Mart 2013 Salı

‘Artık kitap karıştıran okurlar istiyoruz’


12 Mart 2013
 Dişinden tırnağından artırarak kitaba yatırım yapan, bir eserin peşinde aylarca koşan okurlar artık nadir bulunuyor. Sahaflar değişen okur profilinden rahatsız. Çekirdek yiyen, kitabevine tüküren müşteriye tepki için camlara yazı asarak gerçek okur arayışına çıkanlar var.


Beyoğlu Aslıhan Pasajı’ndaki sahaflar, kitap kurtları kadar ‘Aşk-ı Memnu’nun kitabı çıktı mı?’ diye soran iki farklı okur kitlesinin uğrak mekânı. Fotoğraf Zaman, Mühenna Kahveci.



“Bu dükkânda telefonla konuşmak, kabuklu kabuksuz yemiş yemek, sigara içmek, yerlere tükürmek, bağırıp çağırmak, başkasının ve bu dükkânın eşyasını veya kitabını aşırmak, dakikada 40 kelimeden fazla konuşmak, kitaplara kötü muamelede bulunmak yasak!..”

Beyoğlu Aslıhan Pasajı’nda sahaflık yapan Sedat Yardımcı, 70 metrekarelik dükkanının içine böyle bir uyarıyı mecburen asmış. Çünkü on yıldan beri tüküren, fındık fıstık yiyen, bir sahaf dükkanının ortasında çığırarak telefonda iş bağlayan insanlarla çok karşılaşmış. Yardımcı, isyanını zamanla dükkanın dışına taşırdığını söylüyor. İki ay önce kapısına iliştirdiği not şöyle: “Lütfen ders kitabı ve ders için kitap sormayınız. Eskisi gibi kitap karıştıran okurlar istiyoruz artık.”

Kitaba meraklı insanlar eskiden sahaflara gider, saatlerce tozlu rafların arasında vakit geçirir, ya yeni bir kitap keşfeder ya da uzun zamandır kovaladığı o nadide kitaba ulaşırdı. En önemlisi, gerçek bir okur, dişinden tırnağından mutlaka artırır, bütçesinin bir kısmını istikrarlı olarak kitaba yatırırdı. Yardımcı, günümüz okur kitlesinin bu profilin çok uzağında olduğunu gördüğü için üzgün. Bir o kadar da kızgın. Nasihat, öneri ya da mecburiyet dışında gelip kitap alan, karıştıran okur sayısının azlığından yakınıyor ve ekliyor: “Benim bu uyarıyı asmamdaki amaç sadece bir serzeniş değil. ‘Sahaf nedir?’ diye okurları düşündürmek, sorgulatmak istiyorum.” Müşterilerine ‘Ders kitabı satmıyoruz’ cümlesini kurmaktan bıkan sadece o değil. Pasajın eskilerinden Sıtkı Altuner, ‘Harry Potter var mı?’ diye popüler kitapları soranları, “Çok şükür yok!” diyerek gönderiyor dükkandan. Ders kitabı soranları ise kendi deyişiyle kovalıyor.

Sıtkı Altuner
Eski sahaflardan Halil Bingöl farklı görüşte. Kapıya gelen her kim olursa olsun, sabırla cevap vermek gerek ona göre. ‘Sahaf’ın TDK’daki anlamı belli, ‘genellikle kullanılmış ve eski kitap alıp satan kitapçı’ demek. Antika değerindeki nadir kitaplar bulunur sahaflarda. Ancak imajlarının böyle olmasında yıllardan beri ders kitabı satan Beyazıt’taki Sahaflar Çarşısı’nın ve son yıllarda iyice ders kitabına yoğunlaşan Kadıköy’ün ünlü sahaf pasajı Akmar’ın emeği büyük (!). Akmar’ın kurucuları arasında yer alan Müteferrika Sahaf’ın sahibi Lütfi Seymen, 1994’te pasajdan malum nedenle kaçtığını söylüyor. Şimdi Akmar’ın karşısında küçük bir dükkanı var. Ona göre sorunun temelini ‘ben de sahafım’ diyen herkesin sahaflığa soyunması oluşturuyor.

Halil Bingöl
Eski yazıyı bilmeyen, kitapları tanımayanların sahaf olmasının gelip dayandığı nokta bu. ‘Sahaf’ın gerçek anlamını yitirmesi ise 12 Eylül’le başlıyor. Seymen’in ifade ettiği gibi, “12 Eylül’den sonra her şey gibi sahaflık da travma geçirdi. Sahaflar Çarşısı’yla başladı bu bozulma. Şimdi okurların zihin dünyasına iyice yerleşti. Sahaflar Çarşısı Derneği’nin başkanı bile ders kitabı satıyor. Ders kitaplarının kâr marjı yüksek, satış garantisi var. Durum ortada.” Kadıköy’ün sahaflarından Barış Bingöl ‘Ders kitabı var mı?’ sorusunu artık kanıksamış. “Sadece ders kitabı değil, çok satan kitapların daha ucuzlarını bizde bulabileceklerine inanan okurlara cevap vermekten de yorulduk.” diyor. Bingöl de diğer sahaflar gibi dertli: “Okurlar artık ikinci el kitap satanlarla sahafın farkını öğrenmeli. İkinci el kitapçılar, piyasada hâlâ baskısı olan bir eseri daha ucuza satan ya da yayınevlerinden stok fazlası kitapları toptan alıp ucuza satanlara deniyor. Sahaf ise işin ilminin derdinde...”

HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ