Ray Cullom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ray Cullom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2014 Pazartesi

Türkiye’de sanat izleyicisinin yaşı 28, Avrupa ve Amerika’da 58

1 Eylül 2014
Ray Cullom, Broadway müzikallerini Türkiye’ye getiren Nederlander Worldwide Entertainment (NWE) şirketinde on yıldan beri çalışıyor. Bir yıldır ise Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nin (PSM) genel müdürü. PSM’nin etkinlikleri geçtiğimiz yıl oldukça ilgi gördü, bu nedenle yeni sezonda 365 günün 300’ünde gösteri olacak. İstanbul’un kültür sanat hayatını değerlendiren Ray Cullom, Avrupa, Amerika ve Türk izleyicisini karşılaştırdı.
FOTOĞRAF: TURGUT ENGİN
Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi bir yıl önce açıldı. Bu sürede İstanbul’un kültür sanat hayatına nasıl bir katkısı oldu?
İstanbul izleyici açısından potansiyeli yüksek bir şehir. Böyle olmasına rağmen, PSM gibi bir gösteri merkezinin şimdiye kadar açılmamış olması çok ilginç. Gelişmekte olan ülkeler denildiği zaman aklımıza Brezilya, Çin, Ortadoğu ülkeleri geliyor. Ama diğerleriyle karşılaştırıldığında İstanbul kadar sofistike bir şehrin böyle bir yere sahip olmaması şaşırtıcıydı.

Türkiye’yi gelişmekte olan ülke kategorisinde mi değerlendiriyorsunuz?
Evet ama bunu pozitif anlamda söylüyorum. Özellikle sanatta yükselen değerleri olan bir ülke. Türkiye’deki diğer sahneleri düşündüğümüz zaman bakıyorsunuz bir gün bir araba fuarı oluyor, diğer gün kongre, başka bir gün tiyatro vs… PSM’de her zaman sanat var, tiyatro, konser vs.

Salonları doldurup dolduramayacağınız konusunda bir endişe yaşadınız mı?
PSM’yi açarken bir hedefimiz vardı. Buraya getirmek istediğimiz sanatçıları belirlemiştik. İlk 2-3 ay istediğimiz hedeflere ulaşıp ulaşamayacağımız konusunda çok endişeliydik ama senenin sonunda istediğimiz rakamlara ulaştık. Cats ve Notre Dame de Paris çok ilgi gördü. Jersey Boys, ilk gösterimizdi. O yüzden onun izleyici sayısı azdı.

PSM’nin operatörlüğünü Broadway şovlarını hazırlayan ve pazarlayan Amerikalı Nederlander Worldwide Entertainment (NWE) yapıyor. Nederlander’ı kim kurdu?
Nederlander, 102 yıllık bir aile şirketi. Ben bu şirkette 10 yıldır çalışıyorum. Şu anki patronumun dedesi, Robert Nederlander kurucusudur. Merkezi New York’ta. Broadway’de 9 tane büyük tiyatroları var. Tüm büyük şovlar bu tiyatrolarda sahneleniyor. Şikago, Detroit, San Francisco, Houstan’ın yanı sıra Çin ve Londra’da da merkezleri bulunuyor.

Broadway, müzikal konusunda nasıl marka oldu?
Broadway, opera, dans, tiyatro gibi sanat dallarının en iyi şekilde temsil edildiği bir merkez. Burada en güzel şarkıyı duyarsınız, en inanılmaz oyunculuğu izlersiniz ve hiç kimsenin yapamadığı dansla karşılaşırsınız. Aynı zamanda çok büyük gösteriler düzenliyoruz, bu da insanları etkiliyor. Yeni sezonda sahnelenecek olan The Phantom of the Opera’nın ekibi 29 TIR ile İstanbul’a gelecek.

İstanbul’un sanat izleyicisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
İstanbul’un sanat izleyicisine daha farklı yaklaşmamız gerektiğinin farkındayız. Çünkü Londra’daki izleyici kitlemizin ortalama yaşı 58 iken, Türkiye’de bu rakam 28. Daha bilgilendirici bir pazarlama stratejisi izlememiz gerekiyor.

Amerika’daki izleyicinizin yaşı kaç peki?
Batı Avrupa ve Amerika’nın yaş ortalamasının aynı olduğunu söyleyebilirim. Mesela siz röportaja gelmeden önce bir toplantım vardı ve beni gerçekten şok eden bir rakamla daha karşılaştım. İstanbul’daki sanat izleyicisinin ortalama yaşı 28, PSM’den bilet alanların ise daha çok 36 yaşındaki kadınlar olduğu ortaya çıktı. Amerika’daki sahnelerimizde ise 62 yaşındaki erkekler bilet alıyor. Bu yüzden daha önceki stratejilerimizi burada tamamen değiştirmek zorunda kalıyoruz.

Bu kadar gencin olduğu bir şehirde, tiyatro yapmak ya da gösteri hazırlamak isteyenlere salonlarınızı ücretsiz açmak gibi bir planınız var mı?
Aslında böyle bir imkanı çoktan sunduk. Yaz mevsiminde dışarıda, kışın ise içeride bulunan küçük bir sahnemiz var. Öğrenciler 45 dakikalık randevular alarak bu sahneleri ücretsiz kullanabiliyorlar.

PSM sonuçta AVM’nin içine kurulmuş bir gösteri merkezi. Alışverişe gelenlerin yüzde kaçı, gişelerinizden herhangi bir etkinliğe bilet alıyor. Böyle bir araştırmanız oldu mu?
Daha 10 aylık bir kuruluş olduğumuz için bununla ilgili bir araştırmamız yok. Yalnız şunu söylemeliyim ki sanat ve ticaret arasında her zaman yakın bir ilişki oldu, bunu kabul etmek gerekiyor. Shakespeare para kazanmak için tiyatro yazdı, Mozart para kazanmak için beste yaptı.

Kültür-sanat diye tarif ettiğimiz şey aslında eğlence endüstrisi olarak görülüyor. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kesinlikle buna katılmıyorum. Kültür, sanat ve eğlence aslında birbirinden ayrılmaz parçalardır. Shakespeare ve Mozart’ı izlemeye, dinlemeye gelenler, bir peni ödeyerek, çoğu zaman sanatçıların karşısında bir şeyler yiyip içerek eğlenmişlerdir. Hatta oyunu beğenmediklerinde ellerindeki ekmeği sahneye fırlatarak eğlenmişlerdir. Kültür-sanat ve eğlence birbirlerinden ayrı şeyler olarak ortaya çıkmadı. Şu anda insanlar yakalarını ilikleyerek, ciddi bir şekilde opera, tiyatro vs. izliyorlar ama aslında bu böyle değildi. Shakespeare’i bize smokiniyle tanıttılar ama bu bir diktedir. Shakespeare her zaman smokiniyle dolaşmıyordu. O günün dünyasına, insanına hitap eden popüler, eğlenceli şeyler yazıyordu.

O zaman Batı’da neden bu kadar büyütülüyor Shakespeare, dokunulmazlığı var adeta..
Bence insanların Shakespeare’i böyle göstermesi sanata zarar verdi. Çünkü o aslında bizden/halktan uzak değil, halka çok yakın bir insan ve onu böyle büyütmek sanatı öldüren bir tavırdır.
Ray Cullom'un Zorlu Center PSM'deki odası.
HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ


5 Eylül 2013 Perşembe

Türkiye’nin Broadway’inde dünyaca ünlü üç müzikal

 5 Eylül 2013
Temeli 2008’de atılan Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nin tanıtımı ve ilk sezon programı, dün yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Avrupa’nın en büyük sahnesi olarak sunulan Zorlu Center PSM, dünyaca ünlü üç müzikali Türkiye’ye getirerek İstanbul’u, Broadway düzeyinde bir sanat merkezi yapmayı hedefliyor.

Jersey Boys


İstanbul yeni bir sanat merkezi daha kazandı. Tanıtımı dün yapılan Zincirlikuyu’daki Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi, müzikallerin New York Broadway ve Londra West End’den sonraki yeni merkezi olmaya aday. İşletmeciliğini dünyada 30’un üstünde Broadway tiyatrosu yöneten ve 101. yaşını kutlayan Amerikalı Nederlander Worldwide Entertainment’ın yaptığı Zorlu Center PSM, üç önemli müzikali Türkiye’ye ilk kez getirerek açılışını kutluyor.
    İlki Broadway’den gelen ve kasım ayında gösterime girecek olan Jersey Boys. Müzikal, dört mavi yakalı gencin oluşturduğu “Four Seasons” grubunun pop müzik tarihinin en büyük başarılarından birine imza atmalarının öyküsünü anlatıyor. Jersey Boys, en iyi müzikal albüm dalında Tony, Grammy, Olivier ve Helpmann ödülü olmak üzere toplam 54 uluslararası ödüle sahip.
    Yeni yılın ilk iki ayında sahnelenecek ikinci müzikal ise Londra’dan gelecek olan Broadway’in en uzun soluklu müzikallerinden biri sayılan ve 7 kez Tony Ödülü alan Cats. Eseri, bugüne kadar üç yüzden fazla şehirde, 50 milyondan fazla kişi izledi.

Cats

    2014 yılının Nisan ve Mayıs ayında izleyiciyle buluşacak üçüncü müzikal ise Paris’ten gelecek olan “Notre Dame de Paris” müzikali. Victor Hugo’nun ölümsüz eseri “Notre Dame’ın Kamburu”ndan esinlenen müzikal; sahnelendiği ilk yılında (1998) en çok bilet satışı yapan prodüksiyon olarak Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girdi.

Notre Dame’ın Kamburu

    Zorlu Center PSM’de müzikallerin yanı sıra klasik müzik, caz, pop-rock konserleri ve modern dans ve bale gösterileri de yapılacak. Etkinlikler 23 Ekim’de In a Time Lapse’ın albüm turnesi kapsamında Türkiye’ye yine ilk kez konuk olacak kompozitör Ludovico Elinaudi’nin konseriyle başlıyor.
    26 Ekim’de ise şiirseverlerin beğeneceği bir gösteri var. “The Kavafis Project” adıyla gerçekleştirilecek gecede, 150. doğum yılı kutlanan dünyaca ünlü Yunan şair Kavafis’in şiirleri, Yunan besteci Alexander Karozas’ın besteleri, Yunan müziğinin önemli temsilcisi George Dalaras’ın yorumu ve Okan Bayülgen’in okumaları eşliğinde sunulacak. Saraybosna Müzik Akademisi’nden bir grup öğrenci tarafından kurulan ve Bosna Hersek’in geleneksel kent müziğini icra eden Divanhana’nın 11 Aralık’taki konseri de açıklanan programın dikkat çeken etkinlikleri arasında.
George Dalaras


 EN İYİLER VE İLKLER...
 
‘Avrupa’nın en büyük sahnesi’nin tam ortasında yapılan basın toplantısında konuşan Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi Genel Müdürü Ray Cullom, “Bu ilk sezon programımızı oluştururken iki temel noktaya odaklandık: en iyiler ve ilkler. Her sezonda Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde Broadway’in üç veya dört efsane müzikali izlenebilecek.” dedi.
    Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nin ilk sezon biletleri bugün 13.00’te satışa çıkıyor. Tüm etkinliklerin biletleri www.zorlucenterpsm. com’dan satılacak. Gişe satışları ise merkez binasından yapılacak.


Genel müdürlüğünü Ray Cullom’un (yanda) yaptığı Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi, 50 bin metrekare kapalı alana sahip. Merkezin içinde 2.262 kişi kapasiteli Ana Tiyatro ve doğal akustik donanımla tasarlanan 738 kişi kapasiteli Drama Sahnesi olmak üzere iki salon bulunuyor.


2013-2014 etkinliklerinden bazıları
Jersey Boys: 13-24 Kasım 2013
Cats: 21-31 Ocak 2014 ve 1-2 Şubat 2014
Notre Dame de Sion: 22-30 Nisan 2014 ve 1-4 Mayıs 2014
Divanhana-Saraybosna Müzik Akademisi: 11 Aralık 2013
George Dalaras&Okan Bayülgen: 26 Ekim 2013
John Williams Gala: 21 Aralık 2013
Ennio Morricone 50. Sanat Yılı Veda Turnesi: 22 Şubat 2014
The Piano Guys: 11 Nisan 2014
Haris Alexiou ve İncesaz: 3 Nisan 2014
Take 6: 12 Kasım 2013
Spectacular Classics: 20 Aralık 2013
Evren Kutlay-Osmanlı’dan Cumhuriyete Avrupa Müziği: 17 Aralık 2013
Fahir Atakoğlu, Yasmin Levy, Azam Ali: 17 Nisan 2014
Fındıkkıran-Moskova Klasik Balesi: 7 Aralık 2013
New York Gypsy All-Stars: 10 Aralık 2013

HABERİN SAYFAMIZDAKİ GÖRÜNÜMÜ